Bir gün önce çok güzel bir masa!
“Güzelliğimiz farklılıklarımız” denmiş!
Tam da basına yönelik saldırlar olduğu
dönemde bu poz aslında açıkça bir tepkiydi!
Masaya baktım, Aytuğ Türkkan da vardı!
İşte o Aytuğ bugün, çalıştığı gazetenin 200 bine ulaştığı için kutlama videosu yayınlamasını eleştiren, meslektaşlarına saldırmış!
Oysa dün aynı masadaki Hüseyin Ekmekçi, Haber Kıbrıs’ın sosyal medyasına yönelik yapılan erişim engelini sert bir şekilde kınamıştı!
Ne kadar üzüldüğünü, onca emeğin onca çalışanın alın terine yapılan bu çirkin saldırı karşısında ne kadar sinirli olduğunu tahmin edebiliyorum.
Peki, nasıl olur da Aytuğ kardeşimiz dün birlikte yiyip içtiği insanların üzüntüsüne rağmen bugün bu paylaşımı yapabiliyor?
“Takip etmeyin” diyor, hatta “Tebrik edin” diye çağrıda bulunuyor.
“Ne var bu paylaşımda” diyebilecek kadar kendi mesleğinden ve meslektaşlarından kopmuş durumda!!!
Ne mi var Aytuğ?
Öncelikle bunu yapmanız ayıp kardeşim!
Birimiz üzülürken diğerimiz nasıl kutlama yapabilir?
Nerede bizlerin dayanışma kültürü?
Nerede dostluk, arkadaşlık, kardeşlik?
Meslektaşlarım zarar görürken 200 bin değil de 200 milyon takipçiniz olsa ne yazar?
Benim vicdanım bu ahlaksızlığa izin vermez
Aytuğ kardeş…
Sen de bu toplara girme!
Çık ve özür dile!
En hafif deyimle kurumun tüm basına,
sen ise bu paylaşımla meslektaşlarına ayıp ettin!!!
Bu da benim en hafif yazım olsun, bir meslektaşım olduğun için!
Ama bil ki, devam ederse ortadaki ayıp, biz de vitesi yükseltmekten çekinmeyiz,
bil istedim!