Samet Uzun Yazdı:
Ah insanlık… Gerçekten de hayranlık uyandıran bir eser bırakmışsınız bizlere. Biz gençlere bol pandemili, bol savaşlı, bol ekonomik sıkıntılı, bol krizli, bol belirsiz bir dünya sundunuz. Ve bunu öyle bir incelikle yaptınız ki… Sanki her bir felaket, her bir kaos, her bir kriz sizden birer imza gibi. Tebrikler insanlık, eseriniz gerçekten “sanat eseri” kıvamında!
Pandemilerle başladınız; maskeler, mesafeler, hijyen takıntıları, tükenen sabırlar… Herkes birer laboratuvar denekleri gibi denendi, bir gün hasta, ertesi gün sağlıklı, sonra tekrar hasta… Ve tabi ki, bu deneyin ortasında hepimiz birbirimizin mesafeli hallerini izledik. Ah, siz gerçekten özenle planladınız bunu.
Sonra savaşlar… Coğrafya değişmedi, ama dünya bir an olsun sakinleşmedi. Çatışmalar, göçler, yıkımlar… İnsanların güven duygusunu kökünden sarsacak kadar kusursuz bir şekilde organize ettiniz. Tebrikler, gerçek anlamda eserinizle insanlığın en temel duygularını sınamış oldunuz.
Ekonomik krizleri de unutmadınız tabii. Cebimizdeki para pul oldu, iş bulmak bir maraton haline geldi, kira, fatura, en temel ihtiyaçlar… Hepsi birer oyun malzemesi gibi önümüze serildi. İnsanlar bir yanda hayatlarını sürdürmeye çalışırken, diğer yanda sizin “mükemmel planınızın” tadını çıkarıyor gibi hissediyorlar. Gerçekten, övünün!
Ve tabi ki, çevreyi mahvetmeyi de ihmal etmediniz. Ormanlar yanıyor, denizler kirleniyor, iklim değişiyor. Ama siz usanmadan “ilerleme” diyorsunuz, “gelişme” diyorsunuz. Gerçekten etkileyici; dünyayı böyle bir karmaşaya sürüklemek de bir yetenek işidir.
Ama biliniz ki biz de varız. Bizler, sizin eserinizin mirasçıları, karmaşanın içinde yolunu bulmaya çalışanlar… Pandemilerle baş ediyoruz, savaşlarla mücadele ediyoruz, ekonomik krizlere karşı direniyoruz. Her darbeden sonra yeniden kalkmayı öğreniyoruz. Siz eserinizle övünün, biz de kendi yolumuzu bulacağız.
Ama bir gün, umuyoruz ki, eseriniz biraz daha insani, biraz daha yaşanabilir hale gelecek. O zamana kadar, alkışlıyoruz… ama gözyaşlarıyla. Çünkü biz, sizin “mükemmel dünyanızı” yaşamaya devam ediyoruz. Ve her adımda, biraz daha güçleniyoruz.
Tebrikler insanlık… Evet, gerçekten alkışlıyoruz. Ama siz unutmayın; bu eser bir gün değişecek. Ve biz, ellerimizle daha iyi bir dünya inşa edeceğiz.