Kıbrıs Türk Tabipler Birliği (KTTB), KKTC’de çocukların haklarından mahrum olduğunu belirtti. 

“Her yıl Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanan 23 Nisan, çocukların haklarını savunmak için önemli bir fırsat sunmaktadır” denilen açıklamada bununla birlikte KKTC’de birçok çocuğun hala haklarının gasp edildiği ve fırsat eşitsizliği ile karşı karşıya kaldığı öne sürüldü. 

KTTB açıklaması şöyle devam etti: 

Zorlu Töre, Budapeşte temsilciliğine atanan Çağrı Kalfaoğlu’nu kabul etti! Zorlu Töre, Budapeşte temsilciliğine atanan Çağrı Kalfaoğlu’nu kabul etti!

“Özellikle derin ekonomik kriz içindeki ülkemizde, başta çocuklar olmak üzere dezavantajlı grupların yaşamları daha olumsuz etkilenmektedir. Beslenme, her çocuğun sağlıklı bir şekilde gelişimini sürdürebilmesi için temel bir gereksinimdir. Ancak ekonomik krizlerde, geliri azalan aileler, artan enflasyon karşısında temel ihtiyaçlara erişimlerini sınırlamakta, yeterli ve dengeli beslenme imkanına erişimde zorluklar yaşamaktadır. Özellikle et, süt, yumurta gibi temel ihtiyaçların yüksek fiyatları, bu gıdalara erişimi imkansız kılmaktadır. Bu da çocukların sağlıklı büyüyüp gelişmesini olumsuz etkilemektedir. 

Çocuk işçilerde, önemli ve konuşulmayan bir çocuk hakları ihlali sorunudur. Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde çocuk işçi oranının arttığı bilinen bir gerçektir. 

Ülkemizdeki her çocuk, eşit eğitim olanağına sahip değildir. Kamusal eğitimde altyapı, organizasyon ve eğitici kadro eksiklikleri çok fazladır. Özelden eğitim hizmeti alan ile kamusal eğitim alan çocukların eğitim seviyeleri ve olanakları arasında ciddi bir uçurum vardır. 

Kıbrıs’ın kuzeyinde hiç konuşulmayan adölesan anneler sorunu vardır. 2022 KKTC İstatistik Kurumu verilerine göre 34 tane 14-19 yaş arası adölesan anne doğum yapmıştır. Genç annelik fiziksel, duygusal ve ekonomik zorluklarla karşılaşmalarına neden olur. Eğitim ve kariyer fırsatlarının kaybı, sosyal damgalanma, maddi zorluklar ve sağlık riskleri gibi faktörler, genç annelerin ve çocuklarının yaşamlarını olumsuz yönde etkiler. Ülkemizdeki adölesan anneliğinin önüne ancak eğitim, bilgilendirme ve çocuklara haklarını öğreterek geçebiliriz. 

Gazze’de devam eden savaşın en büyük mağduru çocuklar olmuştur. Hiçbir suçu olmayan masum çocuklar canlarından olmuş, en temel yaşam haklarından güvenlik, yaşam alanı, sağlık, beslenme, eğitim ve can güvenliklerinden yoksun kalmışlardır. Kazananı asla olmayacak, insanlığın bu yüzyıldaki en büyük trajedisi, bu dengesiz savaş, ivedi sonuçlanmalıdır. 

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, çocuk haklarının önemini vurgulayan bir gün olarak kutlanırken, bu hakların dünyadaki her çocuk için gerçekten korunması ve uygulanması gerekmektedir. Toplum olarak, ekonomik krizlerin ve belirsizliklerin, ülkedeki düzensizliğin çocukları olumsuz etkilemesini önlemek için çaba göstermeli ve çocukların sağlıklı bir çocukluk geçirmelerini sağlamak için gereken destekleri sağlamalı, gerçekçi adımları atmalıyız.  Her çocuğun sağlıklı bir şekilde büyüyüp geliştiği, eşit eğitim, sağlık, güvenlik ve çocuk olma haklarına erişebildiği sosyal bir devlete dönüşmek mümkün”