Rıza Açıkgöz yazdı:

KUZEYDE OLDUĞUNDA:

“KIBRIS’TA SİLAH İSTEMİYORUZ.”
“KIBRIS’TA BARIŞ ENGELLENEMEZ.”
“TÜRKİYE, BURADAN ASKERİNİ AL VE GİT.”

PEKİ YA DÜNKÜ KUTLAMALAR HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORUZ?

YOKSA MEVZU GÜNEY OLUNCA ÜÇ MAYMUNU OYNAMAYA DEVAM MI?

“KIBRIS CUMHURİYETİ”NİN 66. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ TÖRENLERİNDE DİKKAT ÇEKEN ASKERÎ GÖSTERİ

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 66’ncı kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Lefkoşa’da düzenlenen 1 Ekim törenleri, bu yıl askeri unsurların yoğun katılımıyla dikkat çekti.

Tören kapsamında İsrail yapımı BARAK MX hava ve füze savunma sistemi ilk kez kamuoyuna açık şekilde sergilenirken, insansız hava sistemleri, dronlar, ağır silahlar ve zırhlı araçlar da geçit töreninde yer aldı.

Törenin hava bölümünde ise Yunanistan’a ait F-16 Viper savaş uçakları Lefkoşa semalarında uçuş gerçekleştirdi.

Geçit törenine yalnızca Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan’dan değil, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, İngiltere ve Mısır’dan askeri birlikler de katıldı.

Lefkoşa’daki bu görüntüler, Kıbrıs’taki güvenlik ve askeri yapılanma tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı.

Özellikle Kıbrıs Türk tarafında, Türk askerinin adadaki varlığını sürekli eleştiren çevrelere yönelik şu soru soruluyor:

Yabancı askerlerin yürüdüğü, savaş uçaklarının uçtuğu, hava savunma sistemleri ile ağır silahların sergilendiği bu törenleri nasıl değerlendiriyorlar?

Kıbrıs’ta güvenlik ve barış tartışılırken, konunun yalnızca Türk askerinin varlığı üzerinden ele alınmasının çifte standart oluşturduğu yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Kıbrıs Türk halkı açısından ise 1963-1974 döneminde yaşanan olayların hafızalardaki yerini koruduğu vurgulanıyor.

Bu çerçevede Türk askerinin Kıbrıs’taki varlığının, Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından tarihi bir güvenlik unsuru olduğu ifade ediliyor.

Kıbrıs Türk tarafında dile getirilen temel görüş ise şu:

Kıbrıs’ta barışın ve güvenliğin teminatı Türk askerinin varlığıdır.

Türk askerinin adadan çekilmesini savunanların ise, bunun yerine nasıl bir güvenlik mekanizması kurulacağını ve Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin nasıl sağlanacağını ortaya koyması gerektiği belirtiliyor.

Çünkü Kıbrıs meselesinde tartışma yalnızca askeri varlık üzerinden yürümüyor.

Asıl mesele; Kıbrıs Türk halkının güvenliği, geleceği ve adada geçmişte yaşanan çatışmaların yeniden yaşanmaması.

Dünkü törenlerde ortaya çıkan askeri tablo ise Kıbrıs’taki güvenlik dengeleri ve silahlanma tartışmalarının önümüzdeki dönemde de gündemde kalacağını gösteriyor.