Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın titizliğini, detaycılığını ve sorgulayıcılığını anlıyorum ve saygı duyuyorum.
Fakat ülke yönetirken ve zamanla yarışırken, şirket yönetir gibi detaylarda boğulamazsınız!
Aksi takdirde hayat durur, işler yürümez ve zaman aleyhte çalışır.
Sayın Cumhurbaşkanı önce şunu kabul etmelidir: Bu ülke başkanlık sistemiyle değil, parlamenter bir sistemle yönetilmektedir ve ülkenin yürütme yetkisi Cumhurbaşkanında değil, merkezi hükümettedir.
Dolayısıyla çok basit teamüllerde bile Cumhurbaşkanı, merkezi hükümete sorun çıkarırsa, geri dönüşü olmayacak krizler kapıda demektir.
Doğu Akdeniz Üniversitesi Vakıf Yönetim Kurulu’nu görevden alma ve yeni yönetim kurulunu atama konusunda olduğu gibi!
Nasıl ki Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, henüz süreleri dolmamış olmasına rağmen bazı isimlerle çalışmamayı ve onların yerine başka isimler atamayı tercih etmiştir; merkezi hükümet de aynı şekilde kiminle çalışacağına ve/veya kiminle çalışmayacağına karar verme hakkına sahiptir.
Türk Ajansı Kıbrıs’ta geçmiş dönemden atanan iki kişiyi nasıl ki Cumhurbaşkanı görevden alıp yerlerine yeni iki kişi atamayı uygun görmüştür, merkezi hükümet de bataklığa sürüklenen DAÜ’yü kötü yönettiğine inandığı VYK yönetimini görevden almayı ve yerlerine yeni isimler atamayı öngörmüştür.
Dolayısıyla Sayın Erhürman, 1-2 marjinal sese kulak verip işi yokuşa sürmek yerine, ülkenin Cumhurbaşkanı ve lideri olarak hükümetin önünü açmalıdır.
Hükümet yanlış şekilde karar üretmiştir, eksiklikleri vardır; ancak bunlar sosyal medya üzerinden tartışılacak konular değildir.
Devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bu davranışlar yerine Cumhurbaşkanı, tıpkı seçimlerden önce söz verdiği gibi diyalog yolunu tercih etmeli; doğruyu ve yanlışı hükümetle görüşmelidir.
Bu konuda şu ana kadar Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman çok yanlış bir politika yürütmüştür.
Temennim, bu gibi basit konuların bu denli sorunsal bir gündem hâline dönüşmeden, Cumhurbaşkanı ile hükümet arasında uzlaşıya varılmasıdır.
Son olarak, ülke gerçeğimizin parlamenter bir sisteme dayalı olduğunu unutmadan hareket edilirse, yani gerçekler kabul edilerek ülke yönetilirse, çift başlılık sorunu da süreçlere engel olmaz.