Sabah akşam “KKTC sahte bir devlettir” diyen ama diğer taraftan “sahte” dedikleri devletten emekli olmuş veya hala devlet kurumlarında çalışıp yüklü maaş çeken tiplere bayılıyorum.
Bir yandan polise “simit sat onurlu yaşa” deyip diğer yandan onurlu yaşamak için simit satmayı tercih etmeyen ve KKTC’den maaş çeken tipler bunlar!
Özellikle bu tiplerin, emekli olanlarına daha çok bayılıyorum.
Tüm gün klimanın altında klavye başında devrim yapıyorlar!
Sabah akşam Türkiye Cumhuriyeti’ni, Kıbrıs’tan kovuyorlar!
Ülkemizde yaşanan tüm olumsuzlukları Ankara’nın sırtına yüklüyorlar.
Zaten bu konuda memleket ikiye bölünmüş durumda.

Bir kesim “Türkiye olmazsa biz de olmayız” diyor, diğer kesim “Türkiye bizi yok ediyor” diye yakınıyor.
Kardeşim sizin iradeniz nerede?
Böyle bir karaktersizlik olabilir mi?
Yok “çözüm olmazsa yok olacağız”, yok “Türkiye Cumhuriyeti yardım etmezse biteceğiz”…
Peki sorması ayıp siz ne işe yarıyorsunuz?
Tek yaptığınız şikayet etmek!
Hani onun da b.kunu çıkarmadan yapmayı beceremiyorsunuz.
Hep bir uçta olma yarışı içerisindesiniz.
Türkiye Cumhuriyeti’ne hakaret ederek pozisyon elde etmeye çalışıyorsunuz.

Oysa ben ve benim gibi düşünen insanların da Türkiye Cumhuriyeti’nin, KKTC’ye yönelik politikalarının bazılarından rahatsızlıkları elbette vardır.
Örneğin seçimlerimize açıkça müdahale etmesinden son derece rahatsızım ama bunu ifade ederken fikirlerimle bu yanlışlığı ortaya koyuyorum.
Sizlerin ne bir fikri var, ne de seviyesi olan bir diliniz.
Her türlü Türkiye Cumhuriyeti’nden faydalanıyorsunuz.
Kiminiz yalakalık yaparak, kiminiz düşman gibi göstererek!

Kardeşim biraz karakteriniz olsun, bir duruşunuz bir iradeniz olsun.
Her şeye boyun eğerek veya her şeye karşı olarak bir yere varmazsınız.
Bizler için Türkiye Cumhuriyeti vazgeçilmez bir güçtür, sonsuza kadar da öyle kalacaktır ancak aslolan bu topraklarda yaşayan insanların iradesi olduğunu bilerek bunu savunuyoruz.
Sizlerin de bir duruşu olsun.
En azından “sahte” dediğiniz devletten aldığınız maaşların hakkını bu şekilde olsun veriniz.