Ülke yönetiminde bulunan kişilerin görev sürelerinde yaptıklarından veya yapamadıklarından daha önemli olan şey kesinlikle geriye bıraktıkları mirastır.
Çünkü kendilerinden sonra görev alacak kişiler ve partiler, kucaklarında buldukları mirasa göre ülkeyi yönetmeye çalışırlar.
Mevcut merkezi hükümetin bugünlerde uğraştığı ve kimi zaman da Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile karşı karşıya geldikleri sorunların tümü de Tatar’ın geride bıraktığı mirastan kaynaklandığını biliyoruz..
Özellikle de Yüksek Öğretim ve Doğu Akdeniz Üniversitesi sorunlarında!..
Öyle ki, Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, hükümetin, DAÜ’yü kötü ve beceriksiz yönetimiyle bataklığa sürükleyen Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Özcenk ile yönetim kurulu üyelerini defalarca görevden alma isteğine hep karşı çıkmış, sırf kendisine yakın olduğu için Özcenk’in arkasında durmuştu.
Daha da vahimi, DAÜ’yü bataklığa sürükleyen baş aktörlerden Aykut Hocanın’ı resmen ödüllendirerek onu da YÖDAK Başkanlığına atamıştı!
Düşünsenize, ülkemizin bir üniversitesini yönetemeyen ve batma noktasına getiren bir adama, Tatar ülkenin yüksek öğretimini emanet ederek onu YÖDAK’ın başına atamıştı!!!
İşte bu miras DAÜ’yü içerisinden çıkılması zor bir duruma sokarken, hükümet ile cumhurbaşkanını da “yetki kim de” tartışmasının içerisine sürükledi.
Oysa bizim ülkemiz parlementer sistemle yönetilmektedir!
Bazı konularda yetki cumhurbaşkanının da gibi görünse de aslında bu durumun göstermelik olduğunu hepimiz biliyoruz.
Nasıl ki DAÜ’de yaşanan sıkıntıların herhangi bir bedeli varsa bunu hükümet öder, o zaman o üniversitenin başında da kimin olacağına hükümet karar vermelidir.
Bugüne kadar gerek sendika gerekse de diğer kesimlerin, DAÜ konusunda cumhurbaşkanına herhangi bir eleştiri getirdiğini gördünüz mü?
DAÜ ekonomik protokolü kiminle yapıyor?
Demek istediğim, DAÜ’nün tüm cefasını hükümet çekerken sırf birileri kendini tatmin edecek diye yetki karmaşası yaşanması da doğru değildir!
Ersin Tatar bu tatmin nedeniyle hükümete kötü bir miras bırakmıştır.
Aynı şeyi Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın yapmaması ve hükümetin isteği doğrultusunda DAÜ VYK’ya gerekli atamaları yapması elzemdir.
Hükümet de becerikli olup yasalara uygun bir şekilde atamaların yapılma önerisini cumhurbaşkanın önüne koymalıdır.
Kaybedilen her dakika DAÜ’nün ve bu halkın hanesine ve cebine eksi olarak yazılmaktadır!