Tarihte tek bir örnek yoktur ki, Kıbrıs Türk Halkı eyleme çıksın ve geri dönüşü olmayacak bir olayın altına imza atsın!
Hatırlayınız bankaların battığı dönemi!
O süreçte tarihin en sert eylemleri gerçekleşirken, meclisi basan insanlarımız tek bir vekilin dahi kılına dokunmamış, içeride öfkesini dile getirmiş ve sonrasında evine dağılmıştı!

Elbette polis yasalar ve sorumlulukları gereği eylemcilere müdahale edecek.
Ve evet, hangi eylemci yasal sınırları zorlarsa, polis onu yasal çerçevede tutacak!
Ama polis bu yasal zorunluluğunu yerine getirirken, yasal müdahale hakkını kullanarak ve orantılı bir müdahale yaparak bu görevini yerine getirmelidir!

Dün polisimiz bu anlamda, çok gereksiz bir orantılı güç kullanmış, özellikle yasal olmayan bir şekilde biber gazı kullanarak adeta eylemcileri provoke etmiştir!
Çok sayıda insanımız hala bugün o biber gazının etkisini yaşıyor!

Konuşma fırsatı bulduğum bazı sendika başkanları dün gece evlerine gidip yıkandıktan sonra sabaha kadar vücutları alev ata ata uyumaya çalıştırlar.
Bugün sabah hala kusan arkadaşlarımız vardı!
Peki, bu orantısız müdahale neyi getirdi?
Eylemcilerin orantısız karşılık vermesine!
Atılan taşların boyutunu gördüm ve ürktüm!
Öncelikle bu taşlar nedeniyle yaralanan polis arkadaşlarımıza çok geçmiş olsun!
Ve dua ediyorum ki, iyi ki birleri bu taşlar nedeniyle daha ciddi yaralanmalara maruz kalmadı!

Hani dilimi ısırarak yazıyorum, bu taşlar dün can bile alabilirdi!!!
Sonuç olarak orantısız müdahale, orantısız karşılığa yol açtı!
En başta polis biraz sabırlı davransaydı, dün o meclis önünde kan dökülmezdi!

*

Diğer yandan dünkü gerginliğin yaşanacağı aslında bir hafta öncesinden kendini ifşa etmişti!
Diyaloğun olmadığı veya koptuğu bir olayda, anarşinin nüksetmesi kaçınılmazdır.
Dün sabahtan bunlar yaşanırken, tüm akşam diyalog ve uzlaşı toplantıları yapıldı!
O zaman sormak gerekmez mi, neden düne kadar gelmeden bir hafta boyunca bu müzakere yasası kurulmadı?

Bakınız bir günlük görüşmeler etkisini gösterdi, taraflar kendilerinden ödün verdi, günün sonunda hükümet diyalog kapılarını sendikalara karşı sonuna kadar açtı!
En baştan yapılması gereken neden en son yapıldı bunu birilerinin çıkıp bu halka açıklaması lazımdır!
Dün yaşadıklarımız toplumsal bir travmadır!
Biz ülkemizde biber gazına, itfaiyenin ‘Toma’ gibi müdahalesine, polisin orantısız güç kullanması ve aynı orantısız karşılıkla polise taş atılmasına yabancıyız!

Ülkemize ithal edilen bu anlayışı dün görmek ve yaşamak bizleri ürküttü!
O nedenle yetkililer derhal dün yaşanılanları gözden geçirmeli ve bizlere yabancı olan bu anlayışı yeniden kültürümüze göre bir hale getirmeli!
Aksi takdirde bizleri çok daha kötü süreçler bekliyor demektir.