Murat Şenkul, belediye su ücretlerinin belirlenmesine ilişkin kamuoyunu bilgilendiren kapsamlı bir açıklama yaptı. Başkan Şenkul, her yıl ocak ayında yeni asgari ücretin belirlenmesiyle birlikte belediye ücretlerinin de buna paralel olarak güncellendiğini hatırlatarak, özellikle su fiyatlandırma sisteminde şeffaflığın büyük önem taşıdığını vurguladı.
“VATANDAŞ DOSTU VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SİSTEM KULLANIYORUZ”
Şenkul, üç yıl önce Değirmenlik Belediyesi’nin önerisiyle birçok belediyenin benimsediği su fiyatlandırma yönteminin vatandaş lehine ve sürdürülebilir olduğunu belirtti. Bu sistemde, devletten alınan suyun fiyatının sabit bir değer, belediyenin işletme maliyetinin ise asgari ücrete bağlı değişken bir unsur olarak hesaplandığını kaydetti.
SON İKİ YILIN RAKAMLARINI PAYLAŞTI
Başkan Şenkul, geçtiğimiz iki yıla ilişkin somut rakamları da kamuoyuyla paylaşarak şu bilgileri verdi:
Girne Belediyesi, 2025 Ocak ayında suyu devletten 9,8 TL bedelle alıyordu. Belediye, asgari ücretin on binde üçüne denk gelen 13 TL’lik işletme maliyetini ekleyerek ilk dilim suyu 22,81 TL olarak vatandaşlara sunuyordu.
2026 Ocak ayında ise Bakanlar Kurulu kararıyla devletin belediyelere su satış fiyatı 24,5 TL’ye yükseltildi. Şenkul, bu artışın bir yıl içinde yaklaşık %150’lik bir yükselişe denk geldiğini, aynı dönemde belediyenin işletme maliyeti artışının ise asgari ücret oranına bağlı olarak %39,5 seviyesinde kaldığını söyledi.
2026 YILI İÇİN ÖNGÖRÜLEN SU FİYATI
Yeni asgari ücret doğrultusunda on binde üçlük işletme maliyetinin 18,2 TL olduğunu açıklayan Şenkul, devletin su alış fiyatında yeni bir artış yapılmaması halinde ilk dilim su fiyatının 2026 Aralık ayı sonuna kadar 42,7 TL olacağını ifade etti.
“DEVLET SU SATIŞINI DA ASGARİ ÜCRETE ENDEKSLEMELİ”
Başkan Şenkul, devletin belediyelere sattığı su fiyatının da asgari ücrete paralel şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Belediyelerin su alım fiyatına, asgari ücrete verilen artıştan daha yüksek bir artış yapılmamalı. Aksi, vatandaşın alım gücüne devlet eliyle darbe vurmak demektir. Bu durum hayat pahalılığını artırır; şu anda yaşanan da budur.”





