En son bu toplumsal birlikteliğe laiklik mücadelesinde şahit olmuştuk.
Şimdi de bir benzeri yaşanıyor!
Düşünsenize, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’ndan Ticaret Odası’na, Sanayi Odası’ndan CTP’ye, YKP’den Otelciler Birliğine kadar çok geniş bir kesim bu protokolün olmadığını söylüyor.
Altınız çiziyorum, bu siyasi partiler, sendikalar, odalar ve birlikler, “Fiber Optik’i istemiyoruz” demiyor!
Türk Telekom ile de anlaşma yapılmasına karşı değiller.


Ortak olarak tek söyledikleri şey, bir süre önce imzalanan ve şu anda meclisten geçirilmeye çalışılan Fiber Optik Onay Yasası’nın,
KKTC’nin ve halkının haklarını gözetmediği…
Tümü de hükümete, bu onay yasasını meclisten geri çekme, en geniş mutabakatla Kıbrıs Türk Halkının haklarını gözeten bir protokol yaratma ve uzlaşı kültürü hazırlanan protokolü meclisten geçirmeye çağıyor.


Benim anlamadığım, bu çağrıda ne tür sorun var ki hükümet inatla yumruğunu bıçağa vurmaya devam ediyor?
Hükümetin niyeti fiber optik yatırımını ülkemize taşıma değil mi?
Muhalefette onu diyor!
Hükümet ısrarla bu işi Türk Telekom’un yapmasını istiyor, muhalefette buna karşı çıkmıyor.
Hükümet Türkiye ile uluslararası bir anlaşma yapmanın doğru olduğuna inanıyor, e muhalefet de bunun olması gerektiğine inandığını ancak bir devlet olarak bunu yapmamız gerektiğini savunuyor.


Akıl sağlığımı sanırım kaybetmemek için buradan hükümete açıkça soruyorum;
Tüm ülke bir noktada birleşmişken, bu onay yasasını meclisten çekip, geniş bir mutabakat ile kısa sürede bir protokol hazırlasınız ve Sayın Cevdet Yılmaz ile onu imzalayıp meclise getirseniz ne kaybedeceğiz?
Endişeniz nedir?
Türkiye Cumhuriyeti ile et ve tırnak gibiysek, aramızda bu meselenin konu bile olmaması gerekmiyor mu?
Halka rağmen neden bıçağa yumruk atıyorsunuz?