Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KTOB) Başkanı Dimağ Çağıner, yaptığı açıklamada yaşanan ekonomik krizin önceki dönemlerden farklı olduğunu belirterek dikkat çeken uyarılarda bulundu.
Çağıner, mevcut krizin artık “gelmekte olan” değil, doğrudan hissedilmeye başlayan bir kriz olduğunu vurguladı.
TURİZM İLK DARBEYİ ALDI
Turizm ve otelcilik sektörünün krizin ilk etkilediği alanların başında geldiğini belirten Çağıner, henüz pahalılık ve ekonomik daralmanın tam olarak hissedilmediğini, bu nedenle toplumda yanlış bir “zaman var” algısı oluştuğunu ifade etti.
Çağıner, “Henüz tam etkisini hissetmediğimiz için fikir yürütmeye ve hatta protesto planları yapmaya vakit olduğunu sanıyoruz” diyerek sürecin ciddiyetine dikkat çekti.
“İŞSİZLİK HIZLA ARTABİLİR”
Acil önlem alınmaması halinde işsizlik ve ekonomik daralmanın çok hızlı şekilde derinleşeceğini belirten Çağıner, bunun toplum genelinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Açıklamasında bunun bir uyarı olduğunun altını çizen Çağıner, başta hükümet olmak üzere muhalefet, ekonomik örgütler ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
TOPYEKÜN MÜCADELE ÇAĞRISI
Çağıner, yaşanan sürecin ancak topyekün ve koordineli bir mücadeleyle aşılabileceğini belirterek, tüm paydaşlara “gerçek durumu görme ve gerekli önlemleri alma” çağrısında bulundu.
Çağıner'in açıklaması şöyle:
Yaşanan mevcut kriz daha önce yaşadığımız hiç bir krize benzemiyor. Birincisi kriz şu an bizi vurdu ve ekonomik olarak tahribat verdi. Yani geliyor değil geldi. Sadece daha TAM etkisini hissetmedik; daha pahalılık ve ekonomik daralma tam hissedilmediği için fikir yürütecek moral ve zamanımız var sanıyoruz. Hatta protesto eylem yapma hayallerimiz bile var. Maalesef ilk etkilenen sektörlerin başında gelen otelcilik ve turizm sektörü temsilcisi olarak acil olarak gerçek ve gerekli önlemleri almazsak işsizlik ve sonuçları olacak olan ekonomik daralma o kadar HIZLI olacak ki hepimiz şaşıp kalacağız. Bu bir uyarıdır. Gerçek durumu anlamak ve alınabilecek önlemleri almak başta iktidarın sonra muhalefetin ekonomik örgütlerin ve tüm sivil toplum kuruluşlarının görevidir. Topyekün birlikte hareket etmek zorundayız.




