Trafikte tartıştığı bir kişiye tabanca göstererek “Biraz daha yaklaşırsan seni vuracağım” dediği iddia edilen zanlının teminatla serbest bırakılması dikkat çekerken, Güney Kıbrıs’tan para toplayarak uyuşturucu temin ettikleri iddia edilen üç zanlıdan ikisinin de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması tartışmaları artırdı.
DAHA ÖNCE TEMİNATLA SERBEST KALMIŞTI
85 yaşındaki Turan Obalı’nın hayatını kaybettiği trafik kazasının ardından da benzer bir durum gündeme geldi.
Kazanın gerçek sürücüsünü gizlemek amacıyla polise yalan beyanda bulunduğu iddia edilen zanlılardan birinin, daha önce müstahdem tarafından sirkat, geceleyin ev açma ve sirkat suçlarından mahkemeye çıkarıldığı ve teminata bağlandığı belirtildi.
Geçmişte mahkemeye yansıyan başka dosyalarda da teminatla serbest bırakılan bazı zanlıların daha sonra yeniden suç iddialarıyla mahkeme huzuruna çıkarıldığı görüldü.
SADECE TEMİNAT YETERLİ Mİ?
Yaşanan olaylar, teminat kararı verilirken yalnızca zanlının mahkemeye gelmesini sağlayacak maddi koşulların değil, yeniden suç işleme riskinin ve toplum güvenliğinin de daha kapsamlı değerlendirilmesi gerektiği tartışmasını beraberinde getirdi.
Özellikle silah kullanma tehdidi, şiddet eğilimi veya tekrarlayan suç iddialarının bulunduğu durumlarda, gerektiğinde uzman psikolojik veya psikiyatrik değerlendirme, tedavi ve rehabilitasyon programları, daha sıkı polis denetimi, düzenli kontrol ve farklı koruyucu tedbirlerin gündeme alınabileceği belirtiliyor.
Teminatla serbest bırakılmak kişinin suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Ancak uzmanlar kişinin geçmiş dosyaları, davranış biçimi ve yeniden suç işleme yönünde somut bir risk bulunup bulunmadığının da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor.





