Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Dış İlişkiler ve Dijital Diplomasi Sekreteri Kemal Baykallı, Kıbrıs sorununda gündeme gelen yeni çözüm tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baykallı, çözüm sürecinin yalnızca toprak başlığı üzerinden ele alınmasının eksik olacağını belirterek, asıl meselenin Kıbrıslı Türklerin siyasi ortaklık ve uluslararası haklarının güvence altına alınması olduğunu söyledi.
"YA HEP YA HİÇ ANLAYIŞI BAŞARISIZ OLDU"
Ada TV'de Nupelda Karabuğday'ın programına katılan Baykallı, Rum basınında yer alan yeni formül tartışmalarının tamamen yeni olmadığını ifade etti.
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Avrupa Birliği dönem başkanlığının tamamlanmasının ardından yeni girişimlerin gündeme gelmesinin uzun süredir beklendiğini kaydeden Baykallı, geçmişte uygulanan "ya hep ya hiç" anlayışının başarısız olduğunu belirtti.
Baykallı, bu kez tarafları nihai çözüme kadar geri dönüşü zor bir noktaya taşıyacak aşamalı modellerin konuşulduğunu söyledi.
"KIBRISLI TÜRKLER YENİDEN ELİ BOŞ KALMAMALI"
Annan Planı ve Crans-Montana süreçlerini hatırlatan Baykallı, Kıbrıslı Türklerin çözüm yönünde irade ortaya koymasına rağmen beklenen kazanımları elde edemediğini ifade etti.
Yeni bir süreçte aynı durumun yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Baykallı, Kıbrıslı Türklerin yeniden eli boş kalmaması gerektiğini söyledi.
"BİZ TOPRAK VERMİYORUZ, ADANIN TAMAMINA ORTAK OLUYORUZ"
Toprak tartışmalarının Mesarya, Maraş ve Güzelyurt başlıklarıyla sınırlı ele alınmasının doğru olmadığını belirten Baykallı, federal çözüm modelinde Kıbrıslı Türklerin yalnızca kuzeyin değil, tüm adanın ortak sahibi olacağını ifade etti.
Baykallı, "Biz toprak vermiyoruz, adanın tamamına ortak oluyoruz. Larnaka da, Limasol da, Girne de ortak ülkenin parçasıdır. Meseleye yalnızca toprak üzerinden değil, siyasi ortaklık ve eşitlik üzerinden bakmak gerekir" dedi.
"GÜVENLİK SADECE ASKERİ BOYUTLA DEĞERLENDİRİLEMEZ"
Kıbrıslı Türklerin federal karar alma mekanizmalarında etkin şekilde yer almasının da temel güvenlik unsurlarından biri olduğunu belirten Baykallı, güvenlik konusunun sadece askeri açıdan ele alınmaması gerektiğini söyledi.
Kıbrıs sorunu çözülemediği sürece Rum liderliğinin ada adına tek başına karar almaya devam edeceğini ifade eden Baykallı, bunun hem Kıbrıslı Türklerin hakları hem de Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki çıkarları açısından sorun yarattığını kaydetti.
"DEĞERLENDİRMELER GERÇEK BİLGİLERLE YAPILMALI"
Birleşmiş Milletler kararlarının Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitlik talebi açısından önemli dayanaklar oluşturduğunu belirten Baykallı, uluslararası sistemin kusurlarına rağmen bu zeminin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Kamuoyuna da çağrıda bulunan Baykallı, önümüzdeki dönemde Kıbrıs sorununun daha yoğun tartışılacağını belirterek, değerlendirmelerin korkular ve manipülasyonlar yerine gerçek bilgiler üzerinden yapılması gerektiğini söyledi.




