GÜVENLİK ENDİŞESİ BÜYÜYOR: HER İKİ BIÇAKLI OLAYDA DA MÜEBBET GÜNDEMDE


ÖZEL HABER

KKTC’de yalnızca 10 gün içerisinde peş peşe meydana gelen üç ağır olay, toplumdaki güvenlik endişesini büyüttü.

Boğazköy-Gönyeli Anayolu’nda bir kişinin yaşamını yitirdiği trafik kazası, Lefkoşa’da bir süpermarket içerisinde genç bir kadına yönelik gerçekleştirilen bıçaklı saldırı ve Girne’de cinayetle sonuçlanan kavga; trafik güvenliğinden muhaceret kontrollerine, kamusal alanlardaki güvenlik önlemlerinden asayiş denetimlerine kadar birçok konuyu yeniden gündeme taşıdı.

Yaşanan gelişmelerin ardından vatandaşlar, günlük yaşamın sürdürüldüğü yolların, marketlerin, sokakların ve apartman çevrelerinin ne kadar güvenli olduğunu sorgulamaya başladı.

HASAN DÜZGEN’İN ÖLÜMÜ DENETİMLERİ SORGULATTI
28 Temmuz’da Boğazköy-Gönyeli Anayolu’nda kontrolden çıkan bir araç, iş yeri önünde bulunan Hasan Düzgen ile Rasul Jorayev’e çarptı.

Hasan Düzgen olay yerinde yaşamını yitirirken, Rasul Jorayev ağır yaralandı.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 11. Meşale Festivali'ne katıldı
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 11. Meşale Festivali'ne katıldı
İçeriği Görüntüle

Kazanın ardından olay yerinden kaçan sürücü J.P.A.’nın yaklaşık altı saat sonra yakalandığı, yapılan kontrollerde 2023 yılından bu yana ülkede izinsiz ikamet ettiğinin belirlendiği açıklandı.

Araç içerisinde ayrıca yasaklı madde olduğuna inanılan bir maddenin bulunduğu bildirildi.

Olay, yalnızca trafik güvenliğini değil, ülkede izinsiz ikamet eden kişilere yönelik denetimlerin yeterliliğini ve trafikteki kontrol mekanizmalarını da tartışmaya açtı.

METROPOL’DE GÜPEGÜNDÜZ CİNAYET GİRİŞİMİ
Toplumda büyük infial yaratan ikinci olay ise 3 Ağustos’ta Lefkoşa’nın Taşkınköy bölgesindeki Metropol Süpermarket’te yaşandı.

22 yaşındaki Z.A., kendisini takip ettiği belirtilen M.B.K. tarafından market içerisinde defalarca bıçaklandı.

Çoklu organ yaralanmaları bulunan genç kadın ağır yaralanırken, zanlının saldırının ardından kendisini de yaraladığı belirtildi. Olay, polis kayıtlarına “öldürmeye teşebbüs” olarak geçti.

Mahkemeye aktarılan bilgilere göre zanlı, olaydan yalnızca dört gün önce, 30 Temmuz’da turist statüsüyle KKTC’ye giriş yaptı.

Saldırının insanların alışveriş yaptığı bir market içerisinde ve gündüz saatlerinde meydana gelmesi, vatandaşların kamusal alanlardaki güvenliğe yönelik kaygısını daha da artırdı.

OLAYIN HUKUKİ BOYUTU DA AĞIR
Edinilen hukuki bilgilere göre genç kadının yaşamını sürdürmesi halinde zanlı, olayın gerçekleşme biçimi, takip, hazırlık ve elde edilecek delillere bağlı olarak “taammüden katilliğe teşebbüs” suçlamasıyla yargılanabilecek.

Kadının hayatını kaybetmesi halinde ise saldırının önceden planlandığı, zanlının kadını takip ettiği ve hazırlık yaptığı yönündeki iddiaların kanıtlanması durumunda dosyanın “taammüden katillik” suçuna dönüşmesi gündeme gelebilecek.

Ancak zanlının hangi suçtan itham edileceği, polis soruşturmasının tamamlanması ve elde edilen delillerin mahkemede değerlendirilmesinin ardından kesinlik kazanacak.

GİRNE’DE KAVGA CİNAYETLE SONUÇLANDI
Lefkoşa’daki saldırının ardından henüz birkaç gün geçmişken bu kez Girne’den cinayet haberi geldi.

6 Ağustos saat 01.30 sıralarında Girne’deki Gazi Osman Paşa Sokak’ta bulunan bir apartmanın otoparkında yedi kişinin karıştığı bıçaklı kavga çıktı.

Kavga sırasında bıçaklanan 40 yaşındaki Nizam Allanazarov, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayda R.A. da yaralandı.

Polis, olayla bağlantılı yedi kişiyi tutuklarken, cinayetin nasıl başladığının ve zanlıların olaydaki rollerinin belirlenmesi amacıyla geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

Girne’deki olayın, soruşturma sonucunda ortaya çıkacak kast, olayın gelişimi ve elde edilecek delillere göre “taammüden katillik” veya “adam öldürme” kapsamında değerlendirilmesi bekleniyor.

HER İKİ BIÇAKLI OLAYDA DA MÜEBBET GÜNDEMDE

Lefkoşa ve Girne’de yaşanan bıçaklı olayların ortak noktalarından biri de zanlıların karşı karşıya kalabileceği ağır cezalar oldu.

Fasıl 154 Ceza Yasası’nın 203’üncü maddesi taammüden katillik, 205’inci maddesi adam öldürme, 214’üncü maddesi ise taammüden katilliğe teşebbüs suçları için ömür boyu hapis cezası öngörüyor.

Bu çerçevede Girne’deki cinayet olayında zanlıların “taammüden katillik” veya “adam öldürme” suçlarından, Lefkoşa’daki olayda ise “taammüden katilliğe teşebbüs” suçundan yargılanmaları halinde müebbet hapis cezası gündeme gelebilecek.

Bununla birlikte zanlıların hangi suçlardan itham edileceği ve verilecek ceza; soruşturmaların tamamlanması, suçlamaların mahkemede makul şüphenin ötesinde kanıtlanması ve mahkemenin yapacağı değerlendirme sonucunda kesinleşecek.