Yeniden Doğuş Partisi'nin (YDP) 11 Ekim'de düzenlenen 10. yıl etkinliğinde yaptığı konuşmayla ilgili yazılı açıklama yayımlayan konuşmacı, sözlerinin bazı çevreler tarafından bilerek çarpıtıldığını savundu.

Konuşmasının temelinde “Hep birlikte Kıbrısız ve Kıbrıslıyız” anlayışının bulunduğunu belirten konuşmacı, Türkiye kökenli Türkler ile Kıbrıslı Türkler arasında ayrım yapılmasını reddettiğini ifade etti.

“KIBRIS'TA VATANDAŞ OLAN HERKES BİRBİRİNİN EŞİTİDİR”

Açıklamada, Kıbrıs'ta yaşayan herkesin eşit vatandaşlık temelinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

“Türkiyeli Türkler-Kıbrıslı Türkler” şeklindeki ayrımı bölücü bir yaklaşım olarak nitelendiren konuşmacı, vatandaşlar arasında adaya geliş zamanı veya başka farklılıklar üzerinden ayrıcalık oluşturulmasına karşı olduğunu belirtti.

“Kıbrıs'ta vatandaş olan herkes birbirinin eşitidir” ifadelerini kullanan konuşmacı, kutuplaştırıcı ve düşmanlaştırıcı siyaset anlayışını reddettiğini kaydetti.

“CTP'Yİ SUÇLADIĞIM İDDİASI ÇARPITMADIR”

Açıklamanın dikkat çeken bölümünde, 11 Ekim'deki konuşmada kullanılan “Rum gibi düşünenler” ifadesinin CTP'yi hedef aldığı yönündeki yorumlara yanıt verildi.

Sözlerinin CTP'ye veya diğer siyasi partilere yönelik olmadığını savunan konuşmacı, şu ifadeleri kullandı:

“Bu sözlerimle CTP'yi suçladığım iddiasında bulunanlar çarpıtıyorlar. Yok öyle bir şey. Benim nazarımda CTP Rum gibi değil Türk gibi düşünen bir partidir.”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli'yi de selamlayan konuşmacı, siyasi görüş ayrılıklarına rağmen partilerin birbirini düşman olarak görmemesi gerektiğini belirtti.

“YDP'Yİ TERCİH ETMEM DİĞER PARTİLERİ DÜŞMAN GÖRDÜĞÜM ANLAMINA GELMEZ”

Kıbrıs vatandaşlığına kabul edilmesinden dolayı UBP hükümetine ve Başbakan Ünal Üstel'e teşekkür eden konuşmacı, siyasi tercihini YDP'den yana kullandığını ifade etti.

Meteoroloji’den kuvvetli sağanak uyarısı
Meteoroloji’den kuvvetli sağanak uyarısı
İçeriği Görüntüle

Bunun diğer siyasi partilere karşı olduğu anlamına gelmediğini belirterek UBP, CTP ve diğer partileri de Kıbrıs'ın değerli siyasi yapıları olarak gördüğünü kaydetti.

Konuşmacı, “Kıbrıs'ta Türkiye'nin partisi olmaz” diyerek partilerin “Türkiye'nin partisi” ve “Kıbrıs'ın partisi” şeklinde ayrıştırılmasına da karşı çıktı.

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VURGUSU

Kıbrıs sorununa da değinilen açıklamada, adada iki devletli çözümün en uygun seçenek olduğuna inanıldığı belirtildi.

Konuşmacı, bunun eşitlikçi ve adil başka çözüm önerilerine tümüyle kapalı olmak anlamına gelmediğini ifade ederek Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğini ve iradesini koruyan bir çözümden yana olduğunu savundu.

“YENİ VATANDAŞLARIN SİYASETE KATILMA HAKKI TARTIŞILMAMALI”

Kıbrıs'ın yeni vatandaşlarından biri olduğunu belirten konuşmacı, ülke meseleleri hakkında görüş açıklamasının ve bir siyasi partiye üye olmasının vatandaşlık hakkı olduğunu vurguladı.

Yeni vatandaşların siyasi hayata katılımının, adaya geliş tarihleri veya Türkiye kökenli olmaları üzerinden sorgulanmasını ayrımcı bir yaklaşım olarak değerlendirdi.

Açıklama, seçim sürecinin ötekileştirici söylemler yerine demokratik diyalog ve toplumsal birlik anlayışıyla yürütülmesi çağrısıyla sona erdi.