Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, Cumhuriyet Meclisi önünde gerçekleşen eylemlere ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Uzun, kamuoyunda geniş yankı uyandıran eylemlerin bir sendikal hak arayışı olmadığını savunarak, sürecin tamamen siyasi bir zeminde ilerlediğini ileri sürdü.
Uzun, açıklamasına “Hak edenler hak ettiği yere gelmelidir ki, hak arayışı hak bulsun” sözleriyle başlarken, eylemlerin niteliğine ilişkin ciddi eleştiriler yöneltti.
“BU BİR SENDİKAL EYLEM DEĞİL, SİYASİ HAREKETTİR”
Uzun, eylemlerin sendikal faaliyet görüntüsü altında gerçekleştirildiğini ancak özünde muhalif grupların organize ettiği siyasi bir hareket olduğunu iddia etti.
“Dün eylemleri hep beraber izledik… Bu bir sendikal hak arayışı değildi, bu daha çok muhalif grupların ve yandaşlarının sendikal faaliyetmiş gibi düzenlediği tamamen siyasi bir hareketti” ifadelerini kullanan Uzun, eylemin amacının hükümeti zor durumda bırakmak olduğunu savundu.
“SABAH KATILANLAR ÇEKİLDİ, EYLEM MUHALİFLERE KALDI”
Uzun, eylemin gün içerisindeki seyrine de değinerek, sabah saatlerinde az sayıda hükümet yanlısı çalışanın sendikaların baskısıyla eyleme katıldığını ileri sürdü. Ancak ilerleyen saatlerde bu kişilerin eylem alanından ayrıldığını belirten Uzun, günün sonunda eylemin tamamen muhalif grupların kontrolüne geçtiğini iddia etti.
Eylem sırasında hükümetin istifasını talep eden sloganların atıldığını belirten Uzun, bu taleplerin sendikal hak arayışının ötesine geçtiğini ifade etti.
“HERKESİN İSTİFA ÇAĞRISI YAPMA HAKKI YOK”
Uzun, açıklamasında en dikkat çekici ifadelerinden birini de eylemcilere yönelik kullandı. Hükümet partilerine oy vermeyen kişilerin istifa çağrısı yapma veya seçim talep etme hakkı olmadığını ileri süren Uzun, bu durumun demokratik teamüllerle bağdaşmadığını savundu.
“Üç partinin oylarıyla yüzde altmışa sahip bir Meclis’in istifasını birkaç yüz kişiyle talep etme hakkı yoktur” diyen Uzun, seçim tarihinin yasalarla belirlendiğini ve bu sürecin keyfi şekilde değiştirilemeyeceğini vurguladı.
“KAYIRMACILIK VE VEFA YOKLUĞU”
Uzun, açıklamasında kamu istihdamı ve toplumsal ilişkiler üzerine de değerlendirmelerde bulundu. Geçmişte işe alınan bazı kişilerin bugün hükümete karşı eylemlerde yer aldığını belirterek, bunun bir vefa sorunu olduğunu dile getirdi.
Bu kişilerin işe girerken “hak yememe” hassasiyeti göstermediğini savunan Uzun, bugün hak arayışı söylemiyle eylemlere katılmalarını eleştirdi. Kamu istihdamında kayırmacılığa da dolaylı olarak değinen Uzun, bu tür uygulamaların son bulması gerektiğini ifade etti.
“HAK EDENLER HAK ETTİĞİ YERE GELMELİ”
Açıklamasının sonunda liyakat vurgusu yapan Uzun, kamu yönetiminde adaletin sağlanmasının önemine dikkat çekti. Uzun, “Hak edenler hak ettikleri yere gelmelidir ki bu gibi hak arayışları da hak bulsun” ifadeleriyle, hem istihdam politikalarına hem de toplumsal adalet anlayışına yönelik mesaj verdi.





