KIBRIS

Üstel: “GKRY’nin AB Konseyi Dönem Başkanlığı, Kıbrıs Türk halkına yönelik tarihi bir haksızlıktır”

Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı üstlenmesine sert tepki göstererek bunun adaletsizlik ve çifte standart olduğunu söyledi.

Abone Ol

Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, “Kıbrıs Cumhuriyeti” sıfatıyla Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı’nı üstlenmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Üstel, bu adımın Kıbrıs Türk halkının iradesini ve Kıbrıs’taki tarihsel gerçekleri yok saydığını belirterek, yaşananların Kıbrıs meselesinde onlarca yıldır süregelen adaletsizliğin ve çifte standardın güncel bir yansıması olduğunu vurguladı.


“EŞİT KURUCU ORTAKLIK HAKLARI GASP EDİLDİ”

1963 yılında Rum liderliğinin ortaklık devletinin temelini oluşturan Anayasa’yı tek taraflı biçimde değiştirmeye çalıştığını anımsatan Üstel, bu süreçte Kıbrıs Türk halkının devletin kurumsal yapılarından fiilen dışlandığını ve eşit kurucu ortaklık haklarının gasp edildiğini ifade etti.

Bu dönemin, Kıbrıs Türk halkının uzun yıllar süren ağır bir haksızlığa maruz bırakılmasının başlangıcı olduğunu kaydetti.


“RUM TARAFI TEK MEŞRU İDARE GİBİ MUAMELE GÖRÜYOR”

Üstel, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının bağlamının çarpıtıldığını belirterek, Rum tarafının uluslararası alanda adanın tek meşru idaresiymiş gibi muhatap alındığını, Kıbrıs Türk halkının ise siyasi, ekonomik ve sosyal izolasyonlarla yok sayıldığını söyledi.

Müzakerelerin başarısızlığının temel nedeninin, Rum tarafının Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul etmeyen uzlaşmaz tutumu olduğunu vurguladı.


ANNAN PLANI VE AB’YE YÖNELİK ELEŞTİRİ

2004 yılında Annan Planı’na Kıbrıs Türk halkının “evet” demesine rağmen Rum tarafının “hayır” oyunun ödüllendirildiğini belirten Üstel, Güney Kıbrıs’ın AB üyeliğine kabul edildiğini, Kıbrıs Türk halkının ise ambargo ve izolasyonlarla cezalandırıldığını ifade etti.

Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk halkına verdiği sözlerin hiçbirini yerine getirmediğini söyledi.


“SİLAHLANMA VE SALDIRGAN SÖYLEMLER ENDİŞE VERİCİ”

Son dönemde Rum tarafının silahlanma faaliyetlerini hızlandırdığına dikkat çeken Üstel, Gazimağusa ve Girne’ye yönelik saldırgan söylemlerin doğrudan Kıbrıs Türk halkını hedef aldığını belirtti. Güneyde yükselen ırkçı ve Türk karşıtı çevrelerin adadaki barış ve istikrarı tehdit ettiğini söyledi.


“KIBRIS TÜRK HALKININ EGEMEN EŞİTLİĞİ TARTIŞILAMAZ”

Avrupa Birliği’nin bu tablo karşısında sessiz kalmasını eleştiren Üstel, GKRY’nin AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı üstlenmesinin Kıbrıs Türk halkına yönelik tarihi bir haksızlığın sürdürülmesi anlamına geldiğini ifade etti.

Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin Anavatan Türkiye ile tam bir dayanışma içinde yoluna devam edeceğini vurgulayarak, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği, eşit uluslararası statüsü ve güvenliğinin tartışılamayacağını kaydetti.


ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI

Başbakan Üstel, uluslararası toplumu ve özellikle Avrupa Birliği kurumlarını Kıbrıs meselesindeki tarihi sorumluluklarıyla yüzleşmeye davet ederek, adada adil ve kalıcı bir düzenin ancak iki tarafın egemen eşitliğinin güvence altına alınmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

Açıklamasını,
Kıbrıs Türk halkı kendi geleceğini belirleme hakkından vazgeçmeyecektir. Bu irade açıktır, nettir ve geri dönüşü yoktur
sözleriyle tamamladı.