Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın 1 Ekim’de yaptıkları açıklamalara tepki gösterdi.
Üstel, Hristodulidis’in Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşuna ve EOKA’nın 1955-1959 dönemindeki faaliyetlerine ilişkin açıklamalarını eleştirerek, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların siyasi ortaklığı temelinde kurulduğunu vurguladı.
“BARIŞTAN SÖZ EDİP SİLAHLANMAK BÜYÜK BİR ÇELİŞKİDİR”
Rum yönetiminin bir taraftan “barış”, “çözüm” ve “yeniden birleşme” söylemlerinde bulunduğunu, diğer taraftan ise silahlanma programlarını genişlettiğini savunan Üstel, bunu çelişkili bulduğunu ifade etti.
Üstel, 1 Ekim’de gerçekleştirilen askeri törende Yunan savaş uçakları ve askeri birliklerinin yer almasına da değinerek, silahlanma faaliyetlerinin adada ihtiyaç duyulan güven ortamına katkı sağlamadığını savundu.
“DENDİAS’IN MESAJLARINI DİKKATLE NOT EDİYORUZ”
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın açıklamalarına da tepki gösteren Üstel, Türkiye’nin garantörlüğünün ve Türk askerinin adadaki varlığının Kıbrıs Türk tarafı açısından önemini koruduğunu söyledi.
Üstel, “Kıbrıs Türk halkı tehditlerden korkacak bir halk değildir” diyerek, KKTC ve Türkiye’nin başka ülkelerin topraklarında gözü olmadığını ifade etti.
“Bizim talebimiz çatışma değil, işbirliğidir. Gerginlik değil, istikrardır” diyen Üstel, barış talebinin egemenlik ve güvenlikten vazgeçmek anlamına gelmediğini belirtti.
“İKİ DEVLET, İKİ HALK VE İKİ DEMOKRASİ VARDIR”
Kıbrıs sorununa ilişkin iki devletli çözüm tezini yineleyen Üstel, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
Üstel, “Bizim vizyonumuz açıktır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edildiği, iki devletin yan yana, güvenlik içerisinde ve işbirliği yaparak yaşadığı bir gelecek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“DEVLETİMİZDEN GERİ DÖNÜŞ YOKTUR”
Rum liderliğine çağrıda bulunan Üstel, Kıbrıs Türk halkının egemen haklarının kabul edilmesini istedi.
Üstel açıklamasını, “Kıbrıs Türk halkı tehditlerle, silahlanmayla veya tarihi gerçekleri çarpıtan söylemlerle haklarından vazgeçirilemez” sözleriyle sürdürerek, KKTC’nin egemenliği ve Türkiye’nin etkin ve fiili garantisine ilişkin mevcut politikalarını devam ettireceklerini belirtti.




