ABD Başkanı Donald Trump’ın, Gazze’de ateşkes planı öncesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde sert ifadeler kullandığı öne sürüldü.
ABD’li gazeteciler Maggie Haberman ve Jonathan Swan tarafından kaleme alınan ve kısa süre önce yayımlanan kitapta yer alan iddialar, Washington ile Tel Aviv arasında yaşanan görüş ayrılıklarını yeniden gündeme taşıdı.
KİTAPTA DİKKAT ÇEKEN İDDİA
İsrail basınında yer alan haberlere göre, Trump’ın Gazze’de ateşkes planının görüşüldüğü süreçte Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde, İsrail Başbakanı’na yönelik sert ifadeler kullandığı ileri sürüldü.
Kitapta, Trump’ın Netanyahu’ya, İsrail’in önüne gelen ateşkes planını kabul etmesi gerektiğini söylediği ve görüşme sırasında gergin anlar yaşandığı iddia edildi.
WASHINGTON-TEL AVİV HATTINDA GERİLİM
Kitapta yer alan bilgilere göre, Gazze’de ateşkes ilan edilmeden önce ABD ile İsrail yönetimleri arasında ciddi görüş ayrılıkları yaşandı.
Özellikle ABD Başkanı'nın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner’in yürüttüğü diplomatik temaslar sırasında yaşanan bazı gelişmelerin Beyaz Saray’da rahatsızlık yarattığı öne sürüldü.
GAZZE PLANI ÜZERİNDE YOĞUN DİPLOMASİ
İddialara göre, Gazze’de ateşkes ve esir takasını içeren plan üzerinde Katar’ın da dahil olduğu yoğun diplomatik görüşmeler gerçekleştirildi.
Kitapta, Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’nin de müzakerelerde aktif rol oynadığı ve taslak metin üzerinde çalışıldığı ileri sürüldü.
“ANLAŞMADAN GERİ ADIM ATAMAZSIN”
Kitapta yer alan iddialara göre Trump, Netanyahu’ya anlaşmanın İsrail açısından önemli olduğunu belirterek geri adım atılmaması gerektiğini söyledi.
Görüşmenin ardından iki liderin kamuoyu önünde birlik mesajı verdiği, ancak perde arkasında ciddi görüş ayrılıklarının yaşandığı öne sürüldü.
ATEŞKES SÜRECİ TARTIŞILMAYA DEVAM EDİYOR
Gazze’de 2025 yılında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının uygulanmasına ilişkin tartışmalar sürerken, taraflar karşılıklı olarak yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmediğini savunuyor.
Kitapta yer alan iddialar ise ABD ile İsrail arasındaki ilişkilerin perde arkasına dair yeni tartışmaları beraberinde getirdi.




