Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş) Başkanı Özlem Gürkut, kadınların eşitliği, emeğin güvencesi ve insan onurunun korunmasının birbirinden ayrı konular olmadığını vurguladı.
Gürkut, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınların güvende olduğu, emeğin sömürülmediği ve hak arayanların baskı görmediği bir toplumun mümkün olduğunu ifade etti.
“KADINLARIN EŞİTLİĞİ TOPLUMSAL ADALETİN PARÇASIDIR”
Kadın hakları mücadelesinin yalnızca kadınların değil, daha adil bir toplum isteyen herkesin mücadelesi olduğunu belirten Gürkut, dünyanın birçok yerinde süren savaşların en ağır bedelini yine kadınlar ve çocukların ödediğini söyledi.
Gürkut, “Orta Doğu’da ve dünyanın farklı coğrafyalarında yaşamını yitiren, yerinden edilen ve şiddete maruz kalan kadınlar bize bir kez daha gösteriyor ki barış ve adalet olmadan kadınların güvenliği de özgürlüğü de mümkün değildir” dedi.
“KAMU HEKİMLERİ BASKI ALTINDA”
Ülkede emek mücadelesi veren kadın ve erkeklerin çeşitli baskılarla karşı karşıya kaldığını savunan Gürkut, kamu hekimlerinin yürüttüğü sendikal eylemler sırasında idare tarafından tehdit boyutuna varan baskılarla karşılaştığını ileri sürdü.
Kamu hekimlerinin yarıdan fazlasının geçici statülerde görev yaptığını ve iş güvencesinden yoksun bırakıldığını ifade eden Gürkut, kadın hekimlerin ise mesleklerinin ağır çalışma koşulları ile annelik sorumlulukları arasında sıkıştığını belirtti.
“ANNE HEKİMLER 32 SAATLİK NÖBETLER TUTUYOR”
Gürkut, anne hekimlerin 32 saate varan nöbetler tuttuğunu, bazı durumlarda bebeklerini nöbet odalarında emzirmek zorunda kaldığını kaydetti.
Gebe hekimlerin ise doğuma kısa süre kalana kadar yoğun çalışma temposu içinde görev yapmak zorunda kaldığını belirten Gürkut, bu durumun hem sağlık çalışanları hem de toplum açısından ciddi bir sorun olduğunu ifade etti.
“HER GÜN ORTALAMA 137 KADIN ÖLDÜRÜLÜYOR”
Kadınlara yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin dünya genelinde en ağır toplumsal sorunlardan biri olmaya devam ettiğini söyleyen Gürkut, Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada her gün ortalama 137 kadının yalnızca kadın olduğu için hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Kadınların yaşam hakkını koruyacak etkin politikaların geliştirilmemesi ve cezasızlık kültürünün bu tabloyu daha da ağırlaştırdığını ifade eden Gürkut, kadın cinayetlerinin sıradanlaştırılmasına sessiz kalınamayacağını vurguladı.
“GECE KULÜPLERİ DÜZENİ BÜYÜK BİR ÇELİŞKİ”
Ülkede faaliyet gösteren gece kulüplerinin de önemli bir sorun olduğunu belirten Gürkut, bu mekânlarda çalışan kadınların insan onuruna aykırı koşullar altında çalıştırıldığını savundu.
Kadınların seyahat belgelerine el konulduğunu ve fiilen bir sömürü düzeni içinde çalıştırıldığını ifade eden Gürkut, yasalarla fuhuşun yasak olmasına rağmen bu düzenin sürmesinin toplum açısından ciddi bir çelişki olduğunu söyledi.




