“BUGÜN HASTANENİN KAPISINDA DEĞİL, KENDİ EVİMİZDEYİZ”

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş) Başkanı Dr. Özlem Gürkut, sendika lokalinde düzenlenen basın toplantısında “sağlıkta tam mesai” tartışmalarına ilişkin kapsamlı açıklama yaptı. Gürkut, grev ve eylem süreci boyunca hekimlerin “büyük bir manipülasyon” ve “baskı-mobbing” altında bırakıldığını savunarak, kamuoyunda yanlış anlaşılan başlıklara açıklık getirmek için bu formatı tercih ettiklerini belirtti.

“TAM MESAİ DİYE BİR ŞEYİ İLK KEZ BAKANDAN DUYDUK”

Gürkut’un açıklamasındaki en net vurgu, “tam mesai” kavramının mevzuatta yer almadığı iddiası oldu. “Yasanın yazdığı ‘tam gün’ vardır; ‘tam mesai’yi ilk kez Bakandan duyduk” diyen Gürkut, Sağlık Bakanlığı’nın çalışma saatlerini değiştirme iradesi ortaya koyarken, 32 saate varan çalışma düzeni için dinlenme, nöbet sonrası iş güvenliği ve hizmet sürdürülebilirliği gibi başlıklarda somut sistem kurgusu sunmadığını söyledi.

32 SAATLİK ÇALIŞMA, DİNLENME VE HASTA GÜVENLİĞİ: “BU NASIL DÜZENLENECEK?”

Gürkut, pratikte hekimlerin haftalık 40 saatin çok üzerinde, 60-70-80 saate varan sürelerle çalıştığını ifade ederek, “Bu iş zaten böyle yürüyor; biz düzenleme istiyoruz” dedi.
Örneklerle şu soruları öne çıkardı:

  • 24 saat nöbetin ardından 8 saat daha çalışmanın dinlenme düzeni nasıl olacak?

  • 8-10-12 saat sürebilen ameliyatlarda beslenme ve ara nasıl sağlanacak?

  • Nöbet yükü yüksek branşlarda hamilelik, doğum sonrası, emzirme gibi süreçler nöbet muafiyeti olmadan nasıl sürdürülecek?

Gürkut, bu konuların “ayak sürüme” değil, “hizmeti sürdürülebilir kılma” talebi olduğunu vurguladı.

“HEKİMLERİN YÜZDE 50’DEN FAZLASI GÜVENCESİZ STATÜDE”

Basın toplantısının en sert başlıklarından biri, kamudaki hekim istihdam modeli oldu. Gürkut, kamuda yaklaşık 488 hekim bulunduğunu, bunların yüzde 53’ünün sözleşmeli ya da mecburi hizmetli gibi geçici statülerde çalıştırıldığını savundu. “1+1 yıl sınırı” olmasına rağmen bu statülerin yıllarca sürdüğünü söyleyen Gürkut, bunun bir “mobbing ve kontrol” aracına dönüştüğünü iddia etti.

Gürkut’a göre, hekimlerin 6 farklı statü altında çalıştırılması çalışma barışını bozuyor; güvencesizlik, nitelikli hekimi kamuda tutmayı giderek zorlaştırıyor.

“TEHDİT VAR, GREV KIRICILIĞI İDDİASI VAR”

Gürkut, grev sürecinde geçici statüdeki hekimlerin “mecburi hizmet uzatılır, sözleşme iptal edilir, asalet tasdik edilmez, nöbet parası kesilir” gibi tehditlere maruz kaldığını ileri sürdü.
Ayrıca bir örnek üzerinden, acil bir vakaya müdahale için ameliyathanenin açılmasının “grevden çıktığını yazma” şartına bağlandığını iddia ederek, bunu grev kırıcılığı olarak nitelendirdi.

“KURULLAR TOPLANMIYOR, SAĞLIK TEK ADAM DİREKTİFLERİYLE YÖNETİLİYOR” İDDİASI

Gürkut, yasada öngörülen hastane yönetim konseyleri ve Sağlık Hizmetleri Danışma Kurulu gibi mekanizmaların düzenli işletilmediğini savundu. Çalışma düzeninin, katılımcı yapılar yerine “günlük direktiflerle” kurgulandığını iddia etti.

“SORUN HEKİMLER DEĞİL; ALTYAPI, PLANLAMA VE KADRO EKSİĞİ”

Gürkut, tartışmanın “hekimler az çalışıyor” algısına indirgenmesini reddederek, yapısal sorunlara dikkat çekti:

“UZLAŞMA MASASINA VARIZ; SİSTEMİ KURALIM, SONRA UYGULAYALIM”

Tıp-İş Başkanı, “Çözüm masasına oturmaya varız” diyerek, ilk günden beri taleplerinin net olduğunu söyledi. Bakanlığın “önce uygularım, sonra bakarız” yaklaşımının krizi büyüttüğünü savunan Gürkut, “Sistemi kuralım, düzenleyelim, sonra uygulayalım” çağrısını yineledi.

“HEKİMLER HEDEF GÖSTERİLİYOR” UYARISI: SAĞLIKTA ŞİDDET ENDİŞESİ

Toplantıda söz alan Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği temsilcisi de, hekimlerin kamuoyu önünde hedef haline getirilmesinin sağlıkta şiddet riskini büyüttüğünü vurguladı; eleştirilerin etik ve deontolojik zeminde yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Tam mesai” tartışmasının, altyapı ve kapasite sorunlarını çözmeden erişimi artırmayacağı görüşü dile getirildi.