Evrakta sahteleme soruşturmasından alınan Umut Kulle, devlet laboratuvarı yangını tahkikatından da alınmış…

Arıza giderilene kadar alternatif numaralar sunuldu Arıza giderilene kadar alternatif numaralar sunuldu

Umut Kulle Tekin Arhun’a ve Turgut Muslu’ya davayı açan polis memuruydu

►Sahtelendiği iddia edilen raporun Tekin Arhun ve avukatı Asena’nın elinde olduğu birden fazla kez zabıtlara girmiş... ►Telefonla arama yapılmadığını iddia eden avukat Serhan Çınar, telefon kayıtlarının emare olarak sunulmasını kabul etmedi... ►Evrakta sahteleme soruşturmasından alınan Umut Kulle, devlet laboratuvarı yangını tahkikatından da alınmış…Sanıklar Tekin Arhun ve Bora Turgut Muslu’nun evrakta sahteleme yapmak, sahtelenmiş evrağı KKTC Mahkemesi’ne sunmakla suçlanarak, tutuklu yargılandığı davanın celselerine bugün Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

Duruşmada, ODTÜ’nün (Orta Doğu Teknik Üniversitesi) vakıf şirketi kontrolör EBİ’nin hazırladığı çalışma raporunun sahtelenerek Mahkeme’ye sunulduğu esas hukuk davasında Kascon’u temsil eden avukat Kemal Mut’un çapraz sorgusu sürdürüldü.

Başsavcılığın 8’inci tanığı Mut önceki duruşmada, sahtelendiği öne sürülen raporun Mahkeme’ye sunulmasından sonra Mahkeme’ye yaptıkları sözlü müracaatla, EBİ Koordinatörü Fahri Kaya’yı, elindeki orijinal belgeyi sunması için çağırmak istediklerini ancak taleplerinin Arhun’un avukatı Mustafa Asena'nın itirazı ile reddedildiğini beyan etmişti.

Zabıtlarda avukat Kemal Mut’un EBİ koordinatörü Fahri Kaya’nın tekrar Mahkeme’ye gelmesi için çok detaylı bir müracaat yaptığı ortaya çıktı

Bugünkü duruşmada sanık 2 avukatı Serhan Çınar’ın aksi yöndeki iddiasına karşılık zabıtlarda avukat Kemal Mut’un esas davada, 4 Mart 2014’te Fahri Kaya’nın Mahkeme’ye tekrar çağrılması için çok detaylı bir müracaatta bulunduğu ortaya çıktı.

Sahtelendiği iddia edilen raporun Tekin Arhun ve avukatı Asena’nın elinde olduğu birden fazla kez zabıtlarda geçti

Avukat Çınar’ın geçmiş hukuk davasında tanık Mut’un Mahkeme’yi yanılttığı iddialarına cevaben, tanık zabıtlardan Tekin Arhun’a ve esas davadaki avukatı Mustafa Asena’ya EBİ’nin 6’ıncı faaliyet raporunun ellerinde ne aradığını sorduğunu, sayfalarını ve paragraflarını vererek okudu. Zabıtlarda 13 Aralık 2013’teki duruşmada Arhun’un avukatı Mustafa Asena’nın sayfa 22’de ‘rapor bende de var’ dediği, sayfa 24’te Asena’nın elindeki kopyadan okuma yaptığını kaydeden tanık Mut, o davada Arhun ve Mustafa Asena’nın elinde raporun kopyası olduğu için Mahkeme’nin raporun üç suretini değil, iki suretinin alınmasını istediğini yineledi.

Avukat Serhan Çınar tanığın telefonla arama yapmadığını iddia etti; Kemal Mut iddiaları reddederek telefon kayıtlarını emare olarak sunmak istedi. Avukat Çınar emarenin alınmasını kabul etmedi

Avukat Serhan Çınar, 5 Aralık 2013’de avukat Kemal Mut’un iddia ettiği gibi sanık 1 Bora Turgut Muslu’yu aramadığını öne sürdü. İddiaya karşılık tanık Mut telefon arama kayıtlarını aldığını, kayıtların yanında olduğunu ve Mahkeme’ye hemen emare yapabileceği cevabını verdi. Avukat Serhan Çınar tanığın arama yaptığını kanıtlayacak kayıtların emare yapılmasına itiraz ederek, emarenin alınmasının kabul etmedi.

İki rapor arasındaki farkları 9'uncu tanık Umut Kulle tek tek anlattı

Kemal Mut’un ardından Başsavcılığın 9’uncu tanığı esas davanın ilk tahkikat memuru Umut Kulle oldu. Tanık Kulle tahkikatı sırasında orijinal ve sahtelendiği ileri sürülen iki rapordaki gözle görülür farkları tek tek sıraladı. Sahtelenen raporda betonarme yerine ‘betonerme’ yazıldığını, metreküpün yanlış yazıldığını, farklı anlamlar yaratacak ayraçlar konulduğunu, çökertme havuzu yerine çökertme/havuzu yazıldığını, ‘çökertme’nin tek başına bir yemek ismi olduğunu, orijinal rapordan farklı olarak beton işlerinin tamamlandığının eklendiğini, 'sanat yapıları demir, kalıp ve beton çalışmaları devam ediyor' cümlesinin yerine sahtelenen raporda ‘sanat yapıları tamamlandı’ şeklinde değişiklik yapıldığını, sahtelendiği ileri sürülen raporda başka yerlerde de betonarme yerine ‘betonerme’ yazıldığını bölümleriyle aktardı.

Tanık, tahkikatı sırasında Turizm Bakanlığı’nın o dönemki müsteşarı Şahap Aşıkoğlu’nun ODTÜ EBİ’den gelen evrağın resmi evrak olduğunu söylediğini, Bakanlar Kurulu ile kararı ile işe atanan EBi’ye ilişkin Bakanlar Kurulu kararını temin ettiğini belirtti. EBİ’ye atfen alınan Bakanlar Kurulu kararı ‘emare 13’ olarak Mahkeme tarafından kaydedildi.

Tanık Kulle, Bakanlar Kurulu kararını gördükten sonra resmi olarak yapılan inşaatı kontrol edecek firmanın EBİ olduğunu, 13 Mart 2014’de Turizm Bakanlığı sekreteri Gonca Gül Özsoy’un 05.12.2013’de Tekin Arhun’un saat 11:00’de Bora Turgut Muslu ile görüştüğünü söylediğini, Gonca Gül Özsoy’un ifadesini tahkikat amiri ile birlikte almaya gittiklerini, Özsoy’un önündeki takvime bakarak konuştuğunu, takvimi kullanmaya devam ettiği için takvimin fotokopisini alıp, kendi el yazısıyla ‘aslı gibidir’ yazdığını, fotokopideki imzanın da kendisine ait olduğunu aktardı.

Avukat Serhan Çınar, belgeyi hazırlayanın sunması gerektiğini, Mahkeme’ye ancak bir belgenin orijinali kaybolmuş olsaydı fotokopisinin sunulabileceğini, Polis’in iş cetvelinde de belgenin emare olduğunda dair kayıt olmadığı itirazlarını yaptı.

Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz, tanık Gonca Gül Ozsoy’un tanık olduğu safhada da belgeyi emare olarak sunmak istediklerini ancak kabul edilmediğini, belgenin aslını bulmak için çalışacağını söylediğini ve bulduğunu, belgede polisin ıslak imzasının bulunduğunu, Yüksek Mahkeme’nin daha önceki kararlarında hangi hallerde fotokopi evrağın Mahkeme’ye sunulacağının açıklandığını karar sayısı vererek belirtti; takvimin ise bulunamadığını kaydetti.

Lefkoşa Ağır Ceza Heyeti belgenin daha önce ‘tanıtma i’ olarak alındığını ancak bu tanığın sunduğu aslı gibidir belgesinin emare olarak alınamayacağını bildirdi.

Tanık Umut Kulle, Savcılığın sorusu üzerine takvimin Gonca Gül Özsoy’un aktif olarak kullanmaya devam etmesi nedeniyle fotokopisini çekme ihtiyacı hissettiğini yineledi. Ardından iki sanığı da karakola çağırarak suçlama yaptığını, sanıkların suçlamaları kabul etmediğini ve kendilerine dava tebliği ettiğini bildirdi.

Sanık 1 Muslu’ya sunulan yazılı dava tebliği, ‘emare 14’, sanık 2 Arhun’a sunulan dava tebliği ‘emare 15’ olarak kaydedildi.

Tahkikat memuru Kulle’nin sahtecilik incelemesi için gönderdiği talep yazısına ilişkin teslim alma tutanağı ‘emare 16’; parmak izi incelemesi için 21 Mart 2014 tarihli diğer yazı da ‘emare 17’ olarak’ kaydedildi.

Tanık Kulle sanıklar için Mahkeme’den yurt dışına çıkış yasağı talep ettiğini ancak Mahkeme’nin 50 bin TL’lik kefalet senedi emri vermeyi yeterli gördüğü beyan etti

Tanık Kulle, 12 Mart-24 Mart arasında 12 gün boyunca soruşturmayı kendisinin yaptığını, 17 Mart 2014’te iki sanığa da yurt dışına çıkış yasağı talep ettiğini, Mahkeme’nin 50 bin TL’lik kefalet senedi emri vermeyi yeterli gördüğünü ifade etti.

Çapraz sorguda sanık 1 Muslu’nun avukatı Süleyman Dolmacı’nın sorularını yanıtlayan tanık, talep ettiği sahtecilik incelemelerinin sonuçlarını tahkikatı başkası devraldığı için sonrasında görmediğini, esas davada davacı İsmail Sergen’in kendisine Mahkeme’ye sahte belge sunulduğunu söylediğini, Sergen’in ifadesinde bunun araştırılmasını istemiş olmasının bir şeyi değiştirmeyeceğini çünkü bunun bir suç olduğunu aktardı.

Avukat Dolmacı'nın sanık 1 Muslu’nun metreküp kısaltmasında m’nin üzerine 3 değil de şapka koyacak, betonarme yerine ‘betonerme’ yazacak biri olmadığını çünkü kendisinin mimar olduğunu, profesyonel olduğunu ve sanık 1’i ne kadar araştırdığı soruları üzerine tanık, sanık1 Muslu’nun Turizm Bakanlığı’nda müdür olduğunu bildiğini ancak kendisini daha detaylı araştırmadığını kabul etti.

Tanık ‘sanık 1’in 2’inci nüshayı sanık 2’nin almasına izin verdiğini, sanık 2’nin de alıp ertesi gün Bakanlığa getirdiği’ni söyledi

Tanık Kulle, ODTÜ EBİ’nin hazırladığı raporun orijinal rapor olduğunu 13 Mart’ta EBİ koordinatörü Fahri Kaya’dan, 14 Mart’ta da Bakanlık sekreteri Gonca Gül Özsoy’dan öğrendiğini, raporun 2 nüshası olduğunu birinin EBİ’de, diğerinin Turizm Bakanlığı’nda olduğunu, sanık 1’in 2’inci nüshayı sanık 2’nin almasına izin verdiğini, sanık 2’nin de alıp ertesi gün Bakanlığa getirdiğini beyan etti. Turizm Bakanlığı’nın giden evrak üzerinde değişiklik yapılmadığını, geri düzelteme de yapılmayacağını söylediğini ancak raporun 3 ve 4’üncü sayfalarında değişiklik yapıldığını tespit ettiğini, esas davada Mahkeme’de ‘ilk soruşturma’ mı ‘ilgili soruşturma’ mı dediğini hatırlamadığını, zaten tahkikatın devam ettiğini belirtti.

Umut Kulle, Polis’te dava okuma, teminata çıkarma, arama yapma gibi kararların tahkikat memurunun alacağı bir karar olmadığını, dava okunmasına Tahkikat Amirliği’nin karar verdiğini hatırlattı

Avukat Dolmacı’nın 12’sinde başladığı soruşturmada 14’ünde sanıklara dava okuduğu sorusu üzerine, Polis’te dava okuma, teminata çıkarma, arama yapma gibi kararların tahkikat memurunun alacağı bir karar olmadığını, dava okunmasına Tahkikat Amirliği’nin karar verdiğini, bu tür kararların Tahkikat Amirliği’nin vereceği kararlar olduğunu açıklayan tanık Kulle, Polis’te hiçbir aramanın sanıklar tutuklu olmadan yapılmadığını, sanıklar serbestken arama yapılamayacağını kaydetti.

Mesele ‘sanık 1’in vermemesi gereken bir belgeyi vermesi; sanık 2’nin de almaması gereken bir evrağı alması’

Sahtelendiği ileri sürülen rapora kimlerin ellediğinin sonraki soruşturmanın konusu olduğunu, kendisinin 12 gün boyunca tahkikat memuru olarak görev yaptığını yineleyen tanık, burada meselenin sanık 1’in vermemesi gereken bir belgeyi vermesi; sanık 2’nin de almaması gereken bir evrağı alması olduğunu, Polislikte bir lehte bir aleyhte soruşturma yapıldığını, Bakanlık müsteşarı Şahap Aşıkoğlu’nun rapor için önce ‘resmi evrak’ dediğini, sonra ‘Savcılığın buna karar vereceği’ni söylediğini, Bakanlar Kurulu’ndan da EBİ hakkında bilgi temin ettiğini söyledi.

Kıdemli Savcı İldeniz ‘sanıklar teminat emrini istinaf etmedi’ derken, tanık Kulle, ‘sanıkların serbest kaldıkları için istinafa gitmedikleri’ni aktardı

Avukat Dolmacı’nın tanık Kulle’nin 12 günlük soruşturma yapıp 2 günde dava açtığını ancak 2014-2019 arasında tahkikatın devam ettiği iddiasına Savcı İldeniz itiraz ederek, ‘Yargıç Hale Hanım huzurunda görülen teminat duruşmasında alınan kararı sanıkların istinaf etmediği’ni hatırlattı ve ‘teminat emri istinaf edilmedi’ dedi. Tanık Kulle, sanıkların serbest kaldıkları için istinafa gitmediklerini aktardı.

Tanık 1000’e yakın soruşturma yaptığını ve tüm bu soruşturmaları gayet hızlı yaptığını kaydetti

Tanık Kulle, polis memuru olduğu dönemde 1000’e yakın soruşturma yaptığını, tüm bu soruşturmaları gayet hızlı yaptığını, söz konusu soruşturmada da EBİ koordinatörü Fahri Kaya’dan bu raporu hazırlayın kişi olarak ifadesini aldığını, Kaya’nın kaç kişi ile çalıştığını, raporu nerede muhafaza ettiğini ise hatırlamadığını, o sırada EBİ’den orijinal belgeyi almaya çalıştığını, rapordaki fotoğrafları kimin çektiğini de hatırlamadığını, bu detayların tafsilatlı rapora, mülahaza kısmına yazıldığını aktardı.

Tanık Kulle, bankalardan sanık 1’in dökümlerini istediğini ancak dökümleri görmediğini beyan etti

Sanık 1 ve sanık 2 ‘nin meşveretleştiği, sanık 1’in raporu verdiği, sanık 2’nin raporu değiştirip Mahkeme’ye sunduğu şeklinde peşinen bir karar verdiği iddiasına yanıt olarak tanık, sanık 1’in vermemesi gereken bir belgeyi vererek menfaat elde edip etmediğini düşündüğünü, bunu zaten yapmalarını gerektiğini, bankalardan sanık 1’in dökümlerini istediğini ama dökümlere sonraki tahkikat memurunun baktığını, kendisinin görmediğini, kontrolör EBİ'nin banka dökümlerini ise almaya gerek görmediğini ifade etti.

Sanık 1 Muslu’nun sahtelendiği iddia edilen raporda parmak izi olmadığı iddiasına ‘bilemem, inceleme sonuçlarını görmedim’ yanıtını veren tanık, EBİ’deki bilgisayarlardan başka çıktılar alınıp alınmayacağı konusunda EBİ’den Fahri Kaya’nın rapordaki tüm yazıların ve resimlerin kendi bilgisi dahilinde hazırlandığını söylediğini, EBİ’deki bilgisayarların ve printerların alınabilmesi için tutuklama yapılması gerektiğini, polis memurlarının Tahkikat Amirliği’nin bilgisi olmaksızın teminat talep edemeyeceğini, ev araması yapmayacağı gibi dava da açamayacağını, Tahkikat Amirliği’ne sormadan bunların hiçbirinin yapılamayacağını yineledi ve polis memurlarının sadece suçüstü tutuklama yapabileceğini kaydetti.

Evrakta sahteleme soruşturmasından alınan Umut Kulle, devlet laboratuvarı yangını tahkikatından da alınmış…

Soru üzerine tanık Umut Kulle, bu soruşturmayı devretmesinin istendiğini, ayrıca devlet laboratuvarı yangını tahkikatının da kendisinden alındığını belirtti. 

Turizm Bakanlığı [eski] müsteşarı Şahap Aşıkoğlu önce 13’ünde ‘resmi evraktır’, sonrasında 2 Nisan’da ‘resmi evraktır diyemem. Yorumu Başsavcılık yapacak’ demiş

Davayı açarken neden ‘resmi evrakta sahteleme’ yerine ‘evrakta sahteleme’den dava açtığı sorusuna cevaben tanık Turizm Bakanlığı müsteşarı Şahap Aşıkoğlu’nun önce 13’ünde ‘resmi evraktır’, sonrasında 2 Nisan’da ‘resmi evraktır diyemem. Yorumu Başsavcılık yapacak’ dediğini, sanık 1 Muslu’nun evrağın arşive kaydedilmediğinde resmi evrak olmadığını, bu raporların da arşive kaydedilmediğini söylediğini, sekreteri Gonca Gül Özsoy’un ise rapor için ‘resmi evrak’ dediğini ve sonunda davayı ‘evrakta sahteleme’den okuduğunu açıkladı ve kendisinin ilgilendirenin Mahkeme’ye sunulmuş evrağın sahte olup olmadığını kaydetti.

Avukat Dolmacı’nın bilgisayarları, printer ve fotokopi makinelerini alıp incelememekle eksik tahkikat yaptığı iddialarına ‘dava okuyup, teminat almam Tahkikat Amirliği tarafından uygun görüldü. Tahkikat devam ediyordu. Tamamlanmış bir tahkikat değildi’ yanıtını verdi.

Tanığın çapraz sorgusuna 15 Mayıs’taki (bugün) duruşmada devam edilecek.

Editör: Umut Çengi