Merkez Bankası, bugün gerçekleştirdiği toplantının ardından mayıs ayına ait bir hafta vadeli repo ihale faiz oranına karar verdi. Kurul, kararın özetinde nisan ayında aylık enflasyonun ana eğiliminin sınırlı bir zayıflama kaydettiğini dile getirdi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) belirlediği politika faizi, piyasaların odağında olmaya devam ediyor.

Mayıs ayına ait bir hafta vadeli repo ihale faiz oranına karar verilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonuçlandı.

TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan kurul, 2024 Mayıs politika faizine karar verdi.

Kurul, en son nisan ayında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 50 oranında sabit bırakmıştı.

TCMB, mayıs ayında da politika faizi yüzde 50 seviyesinde sabit bıraktı.

Beklenti faizin sabit bırakılması yönündeydi

AA Finans'ın ve Reuters’in beklenti anketine katılan ekonomistlerle, TCMB piyasa katılımcıları anketine katılanlar, TCMB'nin politika faizini mayısta yüzde 50'de sabit bırakmasını bekliyordu.

Karar metninde öne çıkanlar

TCMB, Para Politikası Kurulu toplantısında alınan kararın özetinde "Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır" diyerek şu ifadelere yer verdi:

Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 50’de sabit tutulmasına karar vermiştir.

"Nisan ayında aylık enflasyonun ana eğilimi sınırlı bir zayıflama kaydetti"

Nisan ayında aylık enflasyonun ana eğilimi sınırlı bir zayıflama kaydetmiştir. Yakın döneme ilişkin göstergeler yurt içi talepte ilk çeyreğe kıyasla yavaşlamaya işaret etmiştir. Bununla birlikte, tüketim malı ithalatı nisan ayında artarak cari işlemler dengesindeki iyileşmeyi sınırlamıştır.

Hizmet enflasyonundaki yüksek seyir ve katılık vurgulandı

Hizmet enflasyonundaki yüksek seyir ve katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyonist baskıları canlı tutmaktadır. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu yakından takip etmektedir.

"Parasal sıkılaştırmanın etkileri izleniyor"

Parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Kurul, parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak politika faizinin sabit tutulmasına karar vermekle birlikte, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu yinelemiştir. Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk Lirası'nda reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile aylık enflasyonun ana eğilimini düşürecek ve dezenflasyon yılın ikinci yarısında tesis edilecektir.

"Makro finansal istikrarı koruyacak ve parasal aktarım mekanizmasını destekleyecek ek adımlar atılacak"

Makroihtiyati çerçevede sadeleşme ve piyasa mekanizmasının işlevselliğini artırma amacı kapsamında, menkul kıymet tesisi uygulaması sonlandırılmıştır. Son dönem kredi büyümesi ve mevduat gelişmeleri göz önünde bulundurularak, makro finansal istikrarı koruyacak ve parasal aktarım mekanizmasını destekleyecek ek adımlar atılacaktır.

"İlave tedbirler"

Yurt içi ve yurt dışı yerleşiklerin Türk Lirası finansal varlıklara talebiyle oluşan likidite fazlası ilave tedbirlerle sterilize edilecektir.

"Enflasyonda orta vadede yüzde 5 hedefi"

Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir.

"Kurul, elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacak"

Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır.

"Merkez Bankası faiz oranı beklentilere paralel açıklandı"

TCMB'nin Mayıs 2024 faiz kararını değerlendiren İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Selimler, Ensonhaber'e faiz oranını piyasanın beklentilere paralel açıklandığını belirterek, yıl sonu için faiz tahminini şu ifadelerle aktardı.

Küresel piyasalarda Avrupa rüzgarı Küresel piyasalarda Avrupa rüzgarı

Merkez, politika faizini 50 sabit bıraktı. Beklentim bu şekildeydi. Piyasa beklentileri de bu şekildeydi ama tabi ki arttırmış olsa da şaşırmayacağım. Yani 250 veya 500 puan artsa. Çünkü enflasyon mayıs ayı itibari tepe yapacak. Yılsonu itibariyle enflasyon Merkez Bankası zaten otuzsekize çıkartıldı. Yani burada ve para politikasının gecikmeli etkileri olduğu için bir an önce de ufak bir artış yapsa da sürpriz olmazdı. Ama genel eğilim sabit bırakması yönündeydi ve açıklaması bu yönde yüzda 50 de sabit tutuldu. Dolayısıyla beklentiler paralelde bir faiz kararı vermiş oldu.

Soru ve cevaplarla TCMB faiz kararı:

Merkez Bankası bu karar metninde hizmet enflasyonu bir vurgu var, onu nasıl yorumlarsınız?

Zaten dünyada da Türkiye'de şu an hizmet, enflasyondaki katılık önemli. Nisan ayı para politikası karar metni de aynı şekilde var. Yani hizmet. Enflasyondaki katılık bu dönemde de vurgulandı. Yani hizmet enflasyonu, gıda fiyatları, jeopolitik riskler hala enflasyonu yukarı yönde tutmak konusunda biraz baskı yapıyor. Bunun dışında fiyatlama davranışları, enflasyon beklentileri de önemli. Yani vatandaş hala enflasyon düşeceğine inanmadığı zaman harcamalarını ne yapıyor? Öne çekiyor. Aslında toplam talepte bir değişiklik olmuyor. Neden? Çünkü zaten vatandaş satınalma gücü kötü. Ama ne oluyor? Daha sonra yapacağı harcama günümüze çekip o an bir talep yaratmış oluyor.

Yoksa gerçekten bir enflasyon da yok. Ama burada vatandaşın enflasyonun artacak olması, yani enflasyon beklentisi. Bir de bunu üretici kesimleri de nasılsa vatandaş enflasyon yüksek olacağına inanıyor ve bekliyor. Şu an mal ve hizmet fiyatlarına ne kadar zam yapılsa normal karşılar gibi yapma süreci içerisinde olduğu için üretici kesimin fiyatlar üzerindeki hakimiyeti devam ediyor. Yani bir kâr marjını korumak suretiyle fiyatlarda herhangi bir azalmaya gitmiyor. Şimdi enflasyon düşecek diye baz etkisinden faydalanacağız ama bu fiyatların düşeceği anlamına gelmiyor. Sadece 2023 değiliz. Ağustos'a göre daha düşük bir 2024 Temmuz ağustos enflasyonu gelirse enflasyon düşecek.

Dolayısıyla para politikası metninde yurtiçi talepteki dengelenme, yurt dışındaki yani ithal ürünlere olan tüketim talebi, fiyatlama davranışları, enflasyon beklentileri hepsine vurgu yapılmış. Hizmet enflasyonu katılık gibi. Dolayısıyla burada beklentilerin biraz daha kırılması gerekiyor. Vatandaş zaten satınalma gücü eriyor, daha fazla tüketecek durumda değil.

Ama eğer fiyatlar biraz daha düşerse biz satınalma gücümüzü nispeten biraz daha kötü durumdan orta duruma getirmiş olacağız. Ve üretici kesimi de fiyatlar konusunda yani maliyeti artmakta olsa bile çıkarlarından biraz taviz vermek suretiyle vatandaşın satınalma gücünü korumasına yardımcı olmasını bekliyoruz. Ve bu şekilde güven ve fiyat beklentileri, buradaki fiyatlama davranışları gibi unsurlar kırıldığı zaman enflasyon belli seviyelerde istikrar kazanacaktır.

Ama tabii ki burada hükümetin attığı adımlar temmuz ve ağustostaki baz etkisi, kur seviyelerinde şu an gibi belli bir düzeyde seyretmesi gibi unsurlar da bu enflasyonist politikaları belirleyecek.

Politika faizi yılsonunda size göre yüzde kaç olur?

Politika faizi yüzde elli yıl sonuna kadar artar mı? Burada bir enflasyon mayıs yüzde 75'lerde tepe yapması bekleniyor. Bir buradaki tepe noktası kırılır mı? Çünkü sonuçta Merkez Bankası nisanda da mayısta da önceki aylarda şunu yapıyordu. Diyor ki 'bizim aylık fiyatlama aylık enflasyon oranının iki veyahutta genel seviyesi gibi bir bozulma olursa parasal sıkılaştırmaya devam edeceğiz.'

'Mayıs ayında enflasyon yüze 75'i aşar mı?' 'Temmuz ve Ağustos'taki baz etkisinden faydalanabilecek miyiz?' Eğer buralarda beklentilerin dışında olumsuz bir gelişme olursa belki yüzde 55 yüzde 60 seviyelerine gelebilir. Eğer olmazsa yıl sonuna kadar doğal bir faiz artışı beklemiyoruz.

"2025 in ilk çeyreğinde ya da ilk aylarında faiz indirimini görebiliriz"

Ama azalma ne zaman olur. O da 2025 in ilk çeyreğinde ya da ilk aylarında faiz indirimini görebiliriz. Çünkü gecikmeli etkileri olduğu için daha önce attığımız adımların da bir sonucunu görmemize fayda var.

Merkez Bankası'nın faiz adımları

Tarih / Faiz oranı

Mayıs: Yüzde 8,50

Haziran: Yüzde 15,00

Temmuz: Yüzde 17,50

Ağustos: Yüzde 25,00

Eylül: Yüzde 30,00

Ekim: Yüzde 35,00

Kasım: Yüzde 40,00

Aralık: Yüzde 42,50

Ocak: Yüzde 45,00

Şubat: Yüzde 45

Mart: Yüzde 50

Nisan: Yüzde 50

Mayıs: Yüzde 50

Editör: Pelinsu Kamalı