Serdaroğlu, İçişleri Bakanlığı bürokratlarının devlet imkanlarını şahsi ticari işleri için seferber ettiğini ve gümrükleme işlemlerinde yapılan manipülasyonlarla kamunun büyük zarara uğratıldığını ifade ederek İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’u acil göreve çağırdı.
“BAKAN OĞUZ’UN OLUP BİTENDEN HABERİ VAR MI?”
Ahmet Serdaroğlu, programda yaptığı açıklamalarda İçişleri Bakanlığı ve gümrük işlemlerine dair usulsüzlükleri dile getirdi. Bakanlık müsteşarının, 5 Şubat tarihinde Mağusa Gümrüğü’ne bizzat giderek mesai saatindeki devlet işçilerini kendi şahsi oto galeri işleri için çalıştırdığını belirten Serdaroğlu, bu durumun açık bir yetki suistimali olduğunu ifade etti.
Özellikle lüks araç ithalatında büyük bir şaibe yaşandığını vurgulayan Serdaroğlu, yurt dışından getirilen araçların koltuk ısıtma veya kamera gibi donanımlarının gümrükleme esnasında kasten gizlendiğini, böylece araçların "boş paket" gibi gösterilerek devlete ödenmesi gereken vergiden çalındığını söyledi.
Bu yöntemle şahsi kar elde edilirken kamunun zarara uğratıldığının altını çizen Serdaroğlu, "Sayın Bakan Dursun Oğuz’a soruyorum: Bu olup bitenlerden haberiniz var mı? Eğer varsa bu suç ortaklığıdır; yoksa, bu müsteşarı derhal görevden alarak bu çeteleşmiş yapıya son vermelisiniz" dedi.
ASGARİ ÜCRET DESTEKLERİ: GELECEKTEN ÇALAN BİR SİYASİ TAKTİK
Ekonomik tedbirler adı altında sunulan 6.000 TL’lik destek ödemelerini de eleştiren Serdaroğlu, bu uygulamanın asgari ücretliyi korumaktan ziyade toplumu yanıltmaya yönelik bir siyasi taktik olduğunu vurguladı. Bu ödemelerin kök maaşa yansıtılmamasının, çalışanın gelecekte alacağı emekli maaşının yok olması anlamına geldiğini ifade eden Serdaroğlu, hükümetin bu hamleyle sendikaları halkla karşı karşıya getirmeye çalıştığını belirtti.
Ayrıca İhtiyaç Sandığı’nın altyapısının bu tip düzensiz ödemeleri gerçekleştirmeye müsait olmadığını vurgulayan Serdaroğlu, sistemdeki yetersizlik nedeniyle ödemelerin geciktiğini ve bu durumun vatandaş ile kamu çalışanını gereksiz yere karşı karşıya getirerek bir kaos ortamı yarattığını dile getirdi.
"DEVLET İTİBARI AYAKLAR ALTINDA"
Kamudaki genel çürümüşlüğe dikkat çeken Serdaroğlu, sahte diplomalardan yolsuzluk dosyalarına kadar yargıya intikal eden pek çok konunun takipçisi olacaklarını söyledi.
Fiber optik protokolünün de "yangından mal kaçırır gibi" anayasaya aykırı şekilde geçirilmek istendiğini belirten Serdaroğlu, hükümetin kendi başarısızlıklarını örtmek için Türkiye ile olan ilişkileri bir baskı unsuru olarak kullanmasının hem devlete hem de Anavatanla olan bağlara zarar verdiğini ifade etti.




