Rum basını, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’i sert ifadelerle hedef aldı. Alithia ve Simerini gazeteleri, Holguin’in Ankara’nın tezlerine yakın durduğunu iddia ederek “Türklerin Truva atı” suçlamasında bulundu.
Gazetelerde yer alan değerlendirmelerde, yaşanan gelişmelerin Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’te ciddi rahatsızlık yarattığı, Holguin’e duyulan güvenin sarsılmaya başladığı öne sürüldü.
“TOP HRİSTODULİDİS’İN AYAĞINDA”
Alithia gazetesinde yer alan haberde, Holguin’in temmuz ayında Kıbrıs’a geri dönmesinin bazı şartlara bağlandığı belirtilirken, Güven Yaratıcı Önlemlerle (GYÖ) zaman kazanılmasına yönelik genişletilmiş bir uluslararası konferans beklentisinin bulunmadığı yazıldı.
Gazete, Holguin’in her iki lideri de eleştirdiğini ancak Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın sunduğu dört maddelik öneriyi müzakere masasına taşıdığını aktararak, “Top artık Hristodulidis’in ayağında” yorumunu yaptı.
Haberde ayrıca Holguin’in, taraflara pozisyonlarını değiştirmeleri ve çözüm konusunda samimi olduklarını sahada göstermeleri için birkaç aylık süre verdiği, aksi halde sürecin Birleşmiş Milletler nezdinde askıya alınabileceği ileri sürüldü. Bu durumda Kıbrıs dosyasının, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres değişene kadar “buzdolabına kaldırılabileceği” iddia edildi.
SİMERİNİ: “HOLGUİN ANKARA’NIN TEZLERİNİ BENİMSİYOR”
Haftalık Simerini gazetesi ise Holguin’i açık şekilde “Türklerin Truva atı” olarak niteledi. Gazete, BM temsilcisinin Kıbrıs sorununda ilerleme sağlanamamasını gerekçelendirmek için Ankara’nın tezlerini benimsediğini savundu.
Bu yaklaşımın Rum liderliğinde büyük hoşnutsuzluk yarattığını yazan Simerini, Hristodulidis’in, Cumhurbaşkanı Erhürman’a destek verildiği düşüncesiyle kendisini “ihanete uğramış” hissettiğini ve Holguin’e olan güveninin ciddi biçimde zedelendiğini öne sürdü.
Rum basınındaki yorumlarda, Hristodulidis’in geçmişe dönük şartlar ortaya koyduğu, Erhürman’ın ise geleceğe odaklı bir müzakere zemini talep ettiği vurgulanarak, iki taraf arasındaki yaklaşım farkının süreci kilitlediği ifade edildi.





