Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, gazetecilere hapis cezası öngören yasa tasarısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
KOMİTE VE GENEL KURUL SÜRECİNE İLİŞKİN SORULAR
Özersay, “Özellikle gazetecilere hapis cezası öngören bu tasarı komitede UBP ve CTP’nin oy birliği ile mi geçti? Ana muhalefet CTP vekilleri komitede ‘evet’, Genel Kurul’da ‘hayır’ mı dedi?” sorularını gündeme getirdi.
Genel olarak kamuya açık yayın yapacak herkesi, özellikle de gazetecileri, yargılama süreci devam eden kişilerin açık ismini ya da fotoğrafını yayınlaması halinde hapis cezası ile cezalandırmayı öngören yasa tasarısının, ilgili Meclis komitesinde oy birliği ile geçtiğini belirtti. Komitede 3 UBP ve 2 CTP milletvekilinin bulunduğunu ifade etti.
CTP’NİN OYLAMA TUTUMU TARTIŞMA KONUSU
Özersay, Meclis Genel Kurulu’nda ise tasarıyı eleştiren CTP milletvekillerinin değişiklik önerisi sunduğunu ancak bu önerinin reddedildiğini, ardından yapılan oylamada “hayır” oyu kullandıklarını ve tasarının oy çokluğu ile kabul edildiğini söyledi.
Komite sürecinde CTP’li milletvekillerinin toplantıda bulunup bulunmadığını sorgulayan Özersay, “Eğer böyle değilse, komitede ‘evet’ deyip Genel Kurul’da ‘hayır’ denilmesinin sebebi nedir? Komitede bu durum gözden mi kaçtı?” ifadelerini kullandı.
MASUMİYET KARİNESİ VURGUSU
Tasarıya “masumiyet karinesinin ihlali” olarak tanımlanan bir suçun eklendiğini belirten Özersay, mahkeme kararıyla suçu kesinleşmemiş bir kişiye suçlu muamelesi yapılmasının masumiyet karinesini ihlal edeceğini söyledi.
Yargılanmakta olan bir kişinin açık ismini yazmanın ya da fotoğrafını kullanmanın tek başına ihlal anlamına gelmeyeceğini ifade eden Özersay, “Kişiye zanlı değil suçlu ya da mahkum denirse, iddialar gerçekmiş gibi aktarılırsa ve bunların iddia olduğu belirtilmezse asıl o zaman masumiyet karinesi ihlal edilmiş olur” dedi.
YASA DEĞİŞİKLİĞİNE ELEŞTİRİ
Özersay, yolsuzluk, sahtekarlık ve rüşvet iddialarının arttığı bir dönemde yapılan bu yasa değişikliğinin gazetecilerin bu konuları yazmasını engellemeye yönelik olduğunu savundu.
Yargılamalara ilişkin kamuoyunun bilgilendirilmesinin önüne geçilmek istendiğini belirten Özersay, bu düzenleme ile hem yargılanacak siyasilerin korunmasının hem de kamuoyunu bilgilendirmek isteyenlerin baskı altına alınmasının amaçlandığını ifade etti.
ÖRNEK ÜZERİNDEN ELEŞTİRİ
Özersay, yasa tasarısının uygulanması halinde ortaya çıkabilecek durumu örnekle anlattı. Mahkeme sürecine ilişkin haberlerde açık isim ve fotoğraf kullanılamaması durumunda gazetecilerin sembolik görseller kullanmak zorunda kalacağını belirtti.
“KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL”
Açıklamasının sonunda Özersay, söz konusu düzenlemenin kamuoyu baskısıyla yürütülen yolsuzlukla mücadele süreçlerinin etkisini azaltmayı hedeflediğini savundu.
Bu durumun kamuoyunun gündemini değiştirmeye yönelik olduğunu ifade eden Özersay, bunun kabul edilebilir olmadığını belirtti.




