Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşan Dursun Oğuz, Cumhuriyet Meclisi çatısı altında yapılan oturumda, Ongun Talat’ın eleştirilerine yanıt verdi.
Oğuz, Meclis kürsüsünden yapılan bazı benzetme ve iddiaların “kahve konuşmalarını” andırdığını belirterek, yasama organının itibarı üzerinden uyarıda bulundu.
“ASILSİZ DUYUMLARLA, BENZETMELERLE MECLİS KONUŞULMAZ”
Genel Kurul’da kullanılan dili eleştiren Oğuz, hukuki dayanağı olmayan iddialarla konuşulmasının Meclis’in seviyesine zarar verdiğini vurguladı.
Her konuşmanın toplumda mesaj etkisi yarattığını hatırlatan Oğuz, zincirleme şekilde yayılan “duyduk–duymuştuk” türü söylemlerin Meclis kürsüsüne taşınmasını doğru bulmadığını ifade etti.
YARGI REFORMU TARTIŞMALARI
Yargı reformu sürecine de değinen Oğuz, reform ihtiyacının tüm siyasi partiler tarafından yıllardır dile getirildiğini söyledi.
“Yargılanacak olanlar yargı reformu yapamaz” yaklaşımının yargının bağımsızlığına gölge düşürdüğünü kaydeden Oğuz, Yüksek Mahkeme Başkanı’nın tüm siyasi partilerle görüştüğünü hatırlattı.
Bu reformun hükümet ya da UBP tarafından hazırlanmış gibi lanse edilmesini reddeden Oğuz, tarafsızlık ilkesinin herkes tarafından korunması gerektiğini vurguladı.
“DOKUNULMAZLIK KALKTI DİYE YARGILAMA YOLU KAPANMADI”
Emrah Yeşilırmak üzerinden yapılan dokunulmazlık eleştirilerine de yanıt veren Oğuz, dokunulmazlığın kaldırılmasının yargılama yolunu kapatmadığını açıkça ifade etti.
Aktif milletvekilliği sona erdiğinde yargı sürecinin işleyeceğini belirten Oğuz,
“Yargılanacak mı? Yargılanacak. Bundan kimsenin kaçışı yok” dedi.
“Kaçacaklar” yönündeki iddiaları ağır bir itham olarak niteleyen Oğuz, bunun ciddi bir vebal doğuracağını söyledi.
“TÜRKİYE’YE KUKLACILIK YAKIŞTIRMASI HAKARETTİR”
Oğuz, Talat’ın Türkiye–KKTC ilişkilerine yönelik eleştirilerine de sert yanıt verdi.
Ekonomik ve iktisadi işbirliği protokollerinin “kuklacılık” olarak tanımlanmasını kabul edilemez bulduğunu belirten Oğuz, bu söylemin Türkiye Cumhuriyeti’ni de zan altında bıraktığını söyledi.
“Kardeş ülke olabilir, iki devlet olabilir ama bu ülke Türkiye tarafından kukla pozisyonuna sokulmaz” diyen Oğuz, karşılıklı istişare kanallarının açık olduğunu ve bu dilin iki tarafı da itibarsızlaştırdığını savundu.
“HERKES YAPTIĞININ KARŞILIĞINI GÖRMELİ”
Konuşmasının sonunda yargının bağımsız ve tarafsız olduğunu vurgulayan Oğuz,
“Herkes yaptığının karşılığını görecektir, görmelidir” ifadelerini kullandı.




