Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu’nda Türkiye-Yunanistan ilişkileri ve Kıbrıs konusuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Miçotakis, son üç yılda Türkiye ile ilişkileri geliştirmek, güven oluşturmak ve diyalog kanallarını açık tutmak için çaba gösterdiklerini belirterek, iki ülke arasında olası krizlerin önlenmesinin önemine dikkat çekti.
“YAN YANA YAŞAMAK BİZİM KADERİMİZ”
Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin tarihin ağırlığını taşıdığını ifade eden Miçotakis, ortak anlayışın uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkileri üzerine kurulması gerektiğini savundu.
Miçotakis, “Coğrafyayı değiştiremeyiz, yan yana yaşamak bizim kaderimiz” dedi.
MEB VE KITA SAHANLIĞI VURGUSU
Miçotakis, Türkiye ile Yunanistan arasındaki temel anlaşmazlığın Münhasır Ekonomik Bölge ve kıta sahanlığının belirlenmesi olduğunu savundu.
Sorunun çözümünde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni hukuki çerçeve olarak gördüklerini belirtti.
KIBRIS İÇİN “TURNUSOL KAĞIDI” İFADESİ
Kıbrıs sorununa da değinen Miçotakis, konuyu BM’nin kendi kararlarını uygulama kapasitesi açısından “turnusol kağıdı” olarak nitelendirdi.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs konusunda müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik çalışmalarını desteklediklerini söyledi.
YUNAN BASININDAN “YUMUŞAMA” YORUMU
Yunan basını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yunanistan bizim düşmanımız değil, komşumuzdur” açıklamasının ardından Miçotakis’in BM konuşmasındaki Türkiye bölümünün daha ılımlı bir ton taşıdığını ileri sürdü.
Yunan hükümetinden bir yetkilinin de basına yaptığı değerlendirmede, gerilimin düşürülmesinin önemli olduğunu söylediği aktarıldı.
HÜRMÜZ VE KIZILDENİZ’E DİKKAT ÇEKTİ
Miçotakis, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz başta olmak üzere stratejik deniz yollarındaki gerilimlerin küresel ticaret, enerji piyasaları ve gıda güvenliği üzerinde ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtti.
Konuşmasında Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’daki gelişmelere de değinen Miçotakis, yapay zekâ alanında ise şeffaflık ve güvenlik odaklı uluslararası düzenlemeler yapılması gerektiğini savundu.




