Güney Kıbrıs’ın eski Müzakerecisi Andreas Mavroyannis, Güney Kıbrıs’ın güvenilir olduğunu göstermesi halinde müzakerelere Crans Montana’da kaldığı yerden devam edilebileceğini söyledi.

Fileleftheros gazetesine röportaj veren Mavroyannis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in kişisel danışmanı Maria Angela Holguin Cuellar’ı iyi tanıdığını ve atanmasının olumlu bir gelişme olduğunu belirtti. Mavroyannis, Holguin'in atanmasıyla birlikte Kıbrıs sorununda herhangi bir hareketlilik oluşmadığını ve yeni bir çabanın gözlemlenmediğini  kaydetti.

Habere göre, Mavroyannis, Holguin'in atanmasının Guterres tarafından atılmış bir iyi niyet misyonu adımı olduğunu ve 2019-2021 döneminde Mustafa Akıncı, 2021'de ise yılının Eylül ayında da Ersin Tatar ile yaptıkları görüşmelerin unutulmaması gerektiğini belirtti.

Hristodulidis: “Kıbrıs’ın yarısı Türk değil" Hristodulidis: “Kıbrıs’ın yarısı Türk değil"

Bu görüşmelerin müzakere sürecinin canlanması için yapılan prosedürel görüşmeler olduğuna ve Kıbrıs sorununun özüyle ilişkin görüşmeler olmadığına işaret eden Mavroyannis, Holguin'in de şu anda daha çok prosedüre odaklandığını söyledi.

Mavroyannis, Türkiye’nin Kıbrıs sorununda herhangi bir hareketlilik için acele etmediği bir dönem içerisinde bulunulduğunu ve bunun, AB-Türkiye ilişkilerinden kaynaklandığını kaydederek, Türkiye’de gelen ay yapılacak yerel seçimin ardından Kıbrıs sorununda hareketlilik yaşanabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Habere göre Mavroyannis, müzakerelere Crans Montana’da kaldığı yerden devam edilebilmesi için, Guterres Çerçevesi’ndeki 6 maddeden tümüne rıza gösterilmesi gerektiğini ve Rum tarafının, 5-6 Temmuz’da yaptığı yazılı önerilerle, tümünü kabul ettiğini ispatladığını öne sürdü.

Mevcut hükümetin bunu anladığından emin olmadığını ifade eden Mavroyannis, Crans Montana’daki müzakerelerin başarılı olmamasındaki ana sebebin, garantiler ve askerin çekilmesi konuları olduğunu iddia etti.

Mavroyannis, Rum tarafının önerilerinin tatmin edici şekilde kapsayıcı olduğunu ancak Türkiye’nin yeterince esnememesi ve Guterres’in önerilerini kabul etmemesi nedeniyle Crans Montana müzakerelerinin başarısızlıkla sonuçlandığını ileri sürdü.

Habere göre, Mavroyannis, Nikos Anastasiadis’in o dönemde tek başına müzakere masasından kalkıp gittiğine dair söylenenlerin de doğru olmadığını ifade etti.