Lefkoşa’nın Köşklüçiftlik mahallesinde 1950’li yıllarda yükselen Muharrem Apartmanı, bugün Yeşil Hat üzerinde kalan konumuyla kentin yakın tarihine tanıklık eden yapılardan biri olarak öne çıkıyor. 1959 yılında inşa edilen apartman; çatışmalar, göç dalgaları ve toplumsal dönüşümlerle şekillenen yaşam öyküsüyle, Kıbrıslı Türk toplumunun farklı dönemlerine dair çok katmanlı bir hafıza barındırıyor.
Kent araştırmacısı Özlem Ünsal’ın “Kat Bilgisi: Lefkoşa’nın kuzeyinden apartman öyküleri” projesi kapsamında aktardığı anlatımlar, binada yaşamış kişilerin hatıralarını arşiv belgeleri, fotoğraflar ve gazete haberleriyle birleştirerek bu hafızayı görünür kılıyor. Ünsal, Muharrem Apartmanı’nın öyküsünü Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) anlattı.
“BU APARTMAN İŞİNDEN VAZGEÇ”TEN YEŞİL HAT’A
Ünsal’ın aktardığına göre Muharrem Apartmanı, kentin tanınmış kunduracılarından aslen Peristeronalı Muharrem Sıtkı tarafından 1959’da Köşklüçiftlik’te inşa ettirildi. Anlatılara göre Muharrem Sıtkı’nın eşi, binayı yaptıracağı dönemde “Bu apartman işinden vazgeç, onun yerine çocuklarına ev yap” diyerek fikre sıcak bakmadı. Ancak Muharrem Sıtkı’nın bu apartmanı yaptırmayı “neredeyse bir ideali” gibi gördüğü ve sonunda hedefine ulaştığı vurgulandı.
Ünsal, aile arşivleri sayesinde ulaşılan çizimlerde apartmanın mimarının Kıbrıslı Rum Nikos Nikolaidis olduğuna dair bilgiye erişildiğini belirtiyor. Dört katlı yapının her katında dört daire; zemin katında ise yıllar içinde farklı işletmeler tarafından kullanılan dükkânlar bulunduğu ifade ediliyor.
İLK YILLAR: “APART OTEL GİBİ” BİR KİRALAMA DÜZENİ
Apartmanın yoğunlukla kiralama amaçlı kullanıldığı aktarılırken, kullanıcı profilinin yıllar içinde değiştiği kaydediliyor. Ünsal’a göre ilk yıllarda bina, geçici görevle adada bulunan İngiliz ve Türk bürokratlara ev sahipliği yaptı. Bu dönemde dairelerin, Muharrem Sıtkı’nın torunu Funda Yeşilada’nın anlatımıyla “beyaz eşyalarıyla birlikte, apart otel gibi kiralandığı” bilgisi paylaşılıyor.
1963-64 DÖNEMİ: BOŞALTMA, GÖÇ VE DAYANIŞMA
Muharrem Apartmanı, 1963 olayları sırasında yüksekliği nedeniyle riskli görülerek geçici süre boşaltıldı. Olayların ardından bina, hem Lefkoşalı siviller hem de farklı yerleşimlerden göç eden Kıbrıslı Türk aileler tarafından kullanılmaya başlandı. Ünsal, bir dönem apartman sakinlerinin büyük bölümünün Peristeronalılardan oluştuğunu ve Muharrem Sıtkı’nın göçmenlere “Gelin, burada kalın” diyerek daireleri açtığını aktarıyor.
Bu döneme dair anlatılarda apartmanın “çocuklu yaşamı” da öne çıkıyor. Ünsal, apartmanda bir ya da iki çocuklu ailelerin yoğun olduğunu; annelerin günün büyük bölümünü çocuklarla birlikte binada geçirdiğini ve apartman yaşamını tanımlayan unsurlardan birinin bu hareketlilik olduğunu belirtiyor.
“HOLLAR ÇOK BÜYÜKTÜ”: KORİDORLARDA BÜYÜYEN HAYAT
Apartmanla ilgili hatıralarda en sık tekrarlanan ayrıntılardan birinin “geniş holler” olduğuna işaret ediliyor. Ünsal, bazı anlatılarda “kızımız bisiklet kullanmayı o koridorlarda öğrendi” ifadesinin yer aldığını aktarıyor. Yağmurlu ya da çok sıcak günlerde çocukların oyunlarını koridorlarda kurduğu, bu alanın aileler açısından “göz önünde ve güvenli” bir ortam sunduğu vurgulanıyor.
Temizlik ve ortak yaşam kültürü de anlatılarda dikkat çekiyor. Ünsal, apartman sakinlerinin koridor temizliğini ortak sorumlulukla yürüttüğünü; komşusunun kapı önünü de süpürenlerin olduğunu aktarıyor.
EN ÜST İKİ KAT “MÜCAHİTLERİN KULLANIMINA” VERİLDİ
1964 olayları sonrasında apartmanın en üst iki katının Kıbrıslı Türk mücahitlerin kullanımına devredildiği belirtiliyor. Binanın ön ve arka girişi bulunduğu, genç mücahitlerin aileleri ve çocukları ürkütmemek için çoğu zaman arka kapıyı kullandığı aktarılıyor.
Ünsal’ın paylaştığı bir tanıklıkta Muharrem Apartmanı’nın, çatışmalarla birlikte askeri güzergâhların kesiştiği hat üzerinde kaldığı ve bu nedenle “merkezi bir konuma” dönüştüğü anlatılıyor. Başka bir anıda ise apartmanda yaşayan bir kadının, yıllar sonra karşılaştığı bir kişinin “Muharrem Apartmanı’nda mücahittim” demesi üzerine “Hepiniz aynı giyinirdiniz… sizi nasıl ayırt edebilirdim” yanıtını verdiği aktarılıyor.
1974 SONRASI: AYDINLAR, MATBAA VE “UĞRAK MEKÂN”
1974 Kıbrıs Harekâtı sırasında sınır hattında kalması nedeniyle apartmanın tamamen boşaltıldığı ifade ediliyor. Sonrasında ise binanın, özellikle şehir merkezinde gazetelerin bulunduğu bölgeye yakınlığı nedeniyle gazeteci ve yazarları ağırladığı belirtiliyor.
Ünsal’ın aktardığı anlatılara göre, Ortam Gazetesi matbaasının zemin kattaki dükkânlardan birine taşınmasıyla apartmanda konut dışı kullanım çeşitlenirken, binanın siyasetçilerin de sıkça uğradığı bir yere dönüştüğü kaydediliyor. Zemin kattaki işletmeler arasında İmren Sütçülük ve Belen Bakkaliyesi gibi isimler anılıyor.
Ünsal ayrıca şair-yazar Neşe Yaşın’ın “Hangi Yarısını?” adlı şiirini, kısa süre kaldığı dönemde Muharrem Apartmanı’ndaki yatak odasında yazdığını da paylaşıyor.
1990’LAR VE SONRASI: İLK GÖÇ DALGASININ İZLERİ
Muharrem Apartmanı’nın 1980’lerin sonundan itibaren yoğunlukla Türkiye’den gelen aileler tarafından kiralandığı; 1990’larla birlikte özellikle Türkiye’nin Güney Doğu Anadolu bölgesinden adaya yönelen ilk göçün binadaki yansımalarının görüldüğü aktarılıyor. Bu süreçte yapının yeterli bakımı görmediği, kiraların düştüğü ve zamanla kullanım dışı kaldığı belirtiliyor.
İNŞA TARİHİ TARTIŞMASI: “İLAN 1959’U GÖSTERDİ”
Kat Bilgisi çalışmasının dikkat çeken ayrıntılarından biri de inşa tarihiyle ilgili tartışma oldu. Ünsal, bazı çizimlerde 1962 tarihinin yer aldığını; ancak Muharrem Sıtkı’nın damadı Emir Ali Güder’in bu bilgiye itiraz ettiğini aktarıyor. Ünsal, gazete arşivlerinde yaptığı taramada Bozkurt Gazetesi’nde yer alan bir ilanda “1 Temmuz 1959 tarihinde… Muharrem Bey’in yeni yaptırdığı apartmanın altında hizmet vermeye başlayacağız” ifadesini bulduğunu ve böylece 1959 tarihinin güçlendiğini kaydediyor.
Muharrem Apartmanı, Yeşil Hat üzerinde kalan konumuyla bugün de Lefkoşa’nın yakın tarihine dair “sessiz tanıklığını” sürdürürken, taşıdığı çok evreli yaşam öyküsüyle hak ettiği ilgiyi bekliyor.



