Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), 50 okuldan 1161 eğitim çalışanının katılımıyla gerçekleştirilen tam gün eğitim anketinin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
KTOEÖS, gerekli fiziki altyapı, personel, ekipman, beslenme olanakları ve pedagojik planlama oluşturulmadan eğitim süresinin uzatılmasının yeni sorunlara yol açtığını belirterek, mevcut uygulamanın kaldırılması ve tüm paydaşların katılımıyla yeniden planlanması çağrısında bulundu.
KARAOĞULLARI: SIKINTILAR ARTARAK DEVAM EDİYOR
KTOEÖS binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Sendika Başkanı Ahmet Karaoğulları, tam gün eğitim anlayışına karşı olmadıklarını ancak mevcut uygulamanın gerekli hazırlıklar tamamlanmadan hayata geçirildiğini savundu.
Uygulamanın 2023 yılında bütçe, altyapı ve personel eksikliklerine rağmen başlatıldığını belirten Karaoğulları, aradan geçen üç yılda sorunların çözülmek yerine artarak devam ettiğini söyledi.
Deprem vergilerine de değinen Karaoğulları, 1 Mayıs 2023 ile 1 Şubat 2024 arasında yaklaşık 35 milyon sterlin toplandığını ileri sürerek, buna rağmen bazı kamusal eğitim binalarının ileri tetkiklerinin tamamlanmadığını ve öğrencilerin konteynerlerde eğitim görmeye devam ettiğini ifade etti.
ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 86,7’Sİ UYGULAMADAN MEMNUN DEĞİL
KTOEÖS Eğitim Sekreteri Seçil Toprak, anketin Genel Orta Öğretim Dairesi ile Mesleki Teknik Öğretim Dairesi'ne bağlı okullarda gerçekleştirildiğini açıkladı.
Araştırmaya 1094 öğretmen ve 67 okul yöneticisi olmak üzere toplam 1161 eğitim çalışanı katıldı.
Sonuçlara göre, pazartesi ve perşembe öğleden sonra gerçekleştirilen eğitim uygulamasından öğretmenlerin yüzde 86,7'si, okul yöneticilerinin ise yüzde 73,1'i genel olarak memnun olmadığını belirtti.
YÜZDE 91,2: AKADEMİK BAŞARIYI ARTIRMADI
Anketin akademik başarıya ilişkin sonuçlarına göre, öğretmenlerin yüzde 91,2'si ve okul yöneticilerinin yüzde 83,6'sı tam gün eğitim uygulamasının akademik başarıyı artırmadığı görüşünü paylaştı.
Öğretmenlerin yüzde 85,3'ü, yöneticilerin ise yüzde 64,2'si uygulamanın öğrencilerin sosyal ve duygusal gelişimine katkı sağlamadığını ifade etti.
Toprak, “Süreyi uzatmak tek başına niteliği artırmaz. Sadece süre artışı, eğitimin niteliğini geliştiren bir reform olarak değerlendirilemez” dedi.
OKULLARIN FİZİKİ ALTYAPISI YETERSİZ BULUNDU
Ankette öne çıkan başlıklardan biri de okulların fiziki koşulları oldu.
Öğretmenlerin yüzde 89,8'i ve okul yöneticilerinin yüzde 76,1'i mevcut fiziki altyapıyı yeterli bulmadığını belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın altyapıyı geliştirmeye yönelik çalışmalarını ise öğretmenlerin yüzde 93,7'si, yöneticilerin yüzde 77,6'sı yetersiz olarak değerlendirdi.
Laboratuvar, spor ve sanat ekipmanlarının yeterli hale getirilmediğini düşünenlerin oranı öğretmenlerde yüzde 81,5, okul yöneticilerinde yüzde 62,7 olarak açıklandı.
ÖĞRENCİLERİN BESLENME VE MOTİVASYON SORUNU ÖNE ÇIKTI
Anket sonuçlarına göre, öğretmenlerin yüzde 90,9'u ve yöneticilerin yüzde 79,1'i, tüm öğrencilere sağlıklı ve hijyenik koşullarda öğle yemeği sunulabilmesi için gerekli alan ve imkânların oluşturulmadığını belirtti.
Öğretmenlerin yüzde 93,9'u öğleden sonraki derslerde öğrencilerin motivasyonunda düşüş gözlemlediğini ifade ederken, yaklaşık yüzde 98'i eğitim süresinin uzamasının eğitimin niteliğine olumlu katkı sağlamadığını düşündüğünü bildirdi.
Ayrıca öğretmenlerin yüzde 61,9'u programın çalışma koşullarını ağırlaştırdığını, yüzde 26,7'si ise kısmen ağırlaştırdığını belirtti.
KTOEÖS: MEVCUT UYGULAMA DURDURULMALI
Okul bütçelerine ilişkin sonuçları da paylaşan Toprak, yöneticilerin yüzde 61,2'sinin Bakanlık tarafından sağlanan bütçeyi öğleden sonra eğitim uygulaması için yetersiz bulduğunu açıkladı.
Yöneticilerin yüzde 71,6'sı mevcut bütçeyle gelecek öğretim yılında programa devam edilmesinin finansal açıdan mümkün olmadığı görüşünü bildirdi.
Öğretmenlerin yüzde 89'u ve okul yöneticilerinin yüzde 71,6'sı ise programın genişletilmesinin veya kalıcı hale getirilmesinin mümkün olmadığı yönünde görüş belirtti.
KTOEÖS, mevcut tam gün eğitim uygulamasının bir an önce durdurulmasını, altyapı, personel, bütçe, beslenme ve güvenlik ihtiyaçlarının giderilerek programın tüm eğitim paydaşlarıyla birlikte bilimsel ve pedagojik temelde yeniden hazırlanmasını talep etti.




