Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Rum basınına verdiği geniş kapsamlı demeçte, Kıbrıs sorununun çözüm içeriğine yönelik uluslararası ilginin arttığını savunarak, müzakerelere her an başlanabileceğini söyledi.
Rum basınında geniş yer bulan açıklamalarında Hristodulidis, Güney Kıbrıs’ın dış politika hamleleri ile Kıbrıs sorununun çözüm hedefinin stratejik iş birliklerinin merkezinde yer aldığını ifade etti. Hristodulidis, Güney Kıbrıs’ın jeostratejik rolünün güçlenmesiyle birlikte vatandaşların günlük yaşamını ve yaşam standartlarını iyileştirecek somut kazanımlar elde edileceğini ileri sürdü.
“Müzakerelere yarın bile başlamaya hazırız”
Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik siyasi iradelerinin tam olduğunu dile getiren Hristodulidis, “Biz yarın bile müzakerelere başlamaya hazırız. Her şey siyasi irade ve hazırlık meselesidir” dedi. Birleşmiş Milletler kararlarına yapılan atıfların çözüm şeklini otomatik olarak tanımladığını savunan Hristodulidis, çözüm konusunda alternatif yaklaşımların mümkün olmadığını öne sürdü.
ABD ve AB vurgusu
ABD’nin Kıbrıs sorununa müdahalesine dair herhangi bir işaret bulunmadığını belirten Hristodulidis, ABD ile yapılan görüşmelerin bölgesel istikrar ve Güney Kıbrıs’ın güvenilir bir ortak olarak konumlandırılması çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi. Avrupa Birliği’nin ise Orta Doğu’nun stratejik önemini artık daha net gördüğünü savundu.
Enerji, su ve stratejik iş birlikleri
Hristodulidis, Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail, Fransa ve Yunanistan ile yapılan anlaşmaların enerji, su ve savunma alanlarında Güney Kıbrıs’ın konumunu güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti. Great Sea Interconnector ve IMEC projelerinin ülke açısından stratejik önemde olduğunu vurguladı.
Türkiye ve müzakereler
Türkiye’ye yönelik yaklaşımlarının “sıfır toplamlı bir oyun” anlayışına dayanmadığını ifade eden Hristodulidis, Kıbrıs sorununun çözülmesi halinde Türkiye’nin bölgesel iş birliklerinden dışlanmayacağını öne sürdü. Hristodulidis, müzakerelerin yeniden başlamasıyla birlikte tüm temel başlıkların çapraz şekilde ele alınması gerektiğini kaydetti.
Hristodulidis, Kıbrıs sorununun çözüm içeriğine yönelik ilginin arttığını savunarak, sürecin yeniden canlandırılması için uluslararası zeminin uygun olduğunu iddia etti.




