Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Asgari Ücret Saptama Komisyonu'nun belirlediği yeni asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, yüzde 16,95'lik hayat pahalılığı oranının tamamının asgari ücrete yansıtıldığını söyledi.
Kıbrıs Postası TV'de yayımlanan programa telefonla bağlanan Hasipoğlu, asgari ücret süreci boyunca farklı senaryoların gündeme geldiğini belirtti.
"YÜZDE 50 FORMÜLÜ DE GÜNDEME GELDİ"
Hasipoğlu, bölgedeki savaşlar ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle ilk etapta yılın ilk dört ayının değerlendirilmesi ve komisyonun toplanmaması yönünde görüşler ortaya atıldığını, bu doğrultuda yasal düzenleme hazırlığı yapıldığını ancak bunun hayata geçirilmediğini söyledi.
Süreç içerisinde hayat pahalılığı oranının yalnızca yüzde 50'sinin asgari ücrete yansıtılması yönünde önerilerin de gündeme geldiğini belirten Hasipoğlu, bu önerilerin kabul görmediğini ve sonunda hayat pahalılığının tamamının yeni asgari ücrete yansıtıldığını ifade etti.
"Daha fazla bir beklenti olduğunu düşünmüyorum." diyen Hasipoğlu, alınan kararla çalışanların alım gücünün korunduğunu kaydetti.
"İŞÇİYİ DE İŞVERENİ DE DÜŞÜNDÜK"
Asgari ücret kararının yanında işverenleri destekleyecek önemli teşvik paketlerinin de açıklandığını belirten Hasipoğlu, "Belki de KKTC'de bugüne kadar görülmemiş ölçüde teşvikler sağlandı." dedi.
Kadın çalışanların sosyal sigorta primlerinin tamamının, erkek çalışanların ise primlerinin yüzde 80'inin devlet tarafından karşılanacağını hatırlatan Hasipoğlu, bu desteklerin işverenlerin mali yükünü önemli ölçüde azaltacağını söyledi.
Asgari ücret görüşmelerinde hem işçi sendikalarının hem de işverenlerin beklentilerini dikkate aldıklarını belirten Hasipoğlu, "İşçi sendikasını memnun ettik, işvereni de mutlu etmemiz lazım. Aynı anda bir denge kurmaya çalıştık." ifadelerini kullandı.
"İŞVEREN AYAKTA KALMALI"
Başbakanın teşvik paketini komisyon toplantısı devam ederken açıkladığını söyleyen Hasipoğlu, işveren kesiminin itirazlarını dile getirdiğini ancak teşviklerin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Prim desteklerinin yalnızca işvereni değil çalışanı da doğrudan etkilediğini vurgulayan Hasipoğlu, "İşveren ayakta kalmalı ki çalışanlar da işlerini sürdürebilsin." dedi.
"FONLAR GÜÇLÜ ŞEKİLDE YÖNETİLİYOR"
İhtiyat Sandığı'nın mali yapısına da değinen Hasipoğlu, fonların sadece Türk lirasında tutulmadığını, altın ve döviz gibi yatırım araçlarıyla değerlendirildiğini söyledi.
Ekonominin büyümesi, iş yeri ve sigortalı sayısındaki artışla birlikte fonların da güçlendiğini belirten Hasipoğlu, bu kaynakların çalışma hayatını desteklemek amacıyla kullanıldığını ifade etti.
Altı ay önce belirlenen asgari ücrette hayat pahalılığı oranının altında artış yapıldığını hatırlatan Hasipoğlu, o dönemde de İhtiyat Sandığı fonlarının devreye alındığını belirterek, bu kaynakların gerektiğinde çalışma hayatı için önemli bir "can simidi" görevi gördüğünü sözlerine ekledi.




