Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Hasan Taçoy, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs meselesindeki tutumunun sorgulanması gerektiğini belirterek, Kıbrıs Türk tarafının uluslararası alanda daha aktif bir diplomasi yürütmesi gerektiğini söyledi.

"GÜNEY KIBRIS'IN AB ÜYELİĞİYLE DENGELER DEĞİŞTİ"

Hasan Taçoy, katıldığı bir televizyon programında yaptığı değerlendirmede, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Avrupa Birliği üyeliğiyle birlikte güvenlik ve savunma alanında önemli avantajlar elde ettiğini savundu.

Rum Yönetimi'nin ABD'nin uyguladığı silah ambargosunun kaldırılmasının ardından NATO sistemleriyle donatıldığını ifade eden Taçoy, Avrupa Birliği'nin SAFE anlaşmasına da dahil olmasının bölgedeki dengeleri değiştirdiğini söyledi.

"ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI ADIMLAR ATILDI"

Türkiye'nin yalnızca garantör ülke olmadığını, aynı zamanda 1959 Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurucu taraflarından biri olduğunu belirten Taçoy, Garanti ve İttifak Anlaşmaları'nın göz ardı edildiğini öne sürdü.

Öğretmenlik sınavları yarın başlıyor: 2 bin 306 aday ter dökecek
Öğretmenlik sınavları yarın başlıyor: 2 bin 306 aday ter dökecek
İçeriği Görüntüle

Rum Yönetimi'nin İsrail, Fransa, ABD ve diğer ülkelerle yaptığı askeri iş birliklerinin adadaki mevcut dengeyi değiştirdiğini savunan Taçoy, bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu iddia etti.

"ULUSLARARASI CAMİAYI UYANDIRMAMIZ LAZIM"

Rum tarafının müzakere masasına dönmemesi halinde de uluslararası kazanımlar elde etmeyi sürdürdüğünü savunan Taçoy, Kıbrıs Türk tarafının bu süreçte daha etkili bir politika izlemesi gerektiğini söyledi.

Taçoy, "Uluslararası camiayı bizim uyandırmamız lazım. Buna karşı oturup bir politika üretmek mecburiyetindeyiz. Kapıları aşındırmak, kapıları yıkmak lazım. Zamanımız kısa. Onun için ofansif çalışma yapmalıyız." ifadelerini kullandı.

"VATANDAŞIN ÖNCELİĞİ GÜVENLİKTİR"

Türkiye'nin iki devletli çözüm politikasını sürdürdüğünü ifade eden Taçoy, müzakere sürecinde vatandaşın en büyük önceliğinin güvenlik olduğunu söyledi.

Taçoy, "Vatandaşın esas ilgilendiği güvenliğim ne olacak mevzusudur. Kıbrıs adasında bilmediğim güçlerin eline mi teslim edileceğim sorusu en önemli konudur." diyerek, güvenlik ve savunma başlığının toplum açısından öncelikli mesele olmaya devam ettiğini belirtti.