PİSSOURİ–AVDİMOU ARASINDA CESET BULUNDU
Güney Kıbrıs’ta 7 Ocak’tan bu yana kendisinden haber alınamayan, Rus gübre devi Uralkali’nin eski CEO’su Vladislav Baumgertner için yürütülen arama çalışmalarında korkulan senaryo gerçekleşti. Arama ekipleri, Pissouri ile Avdimou arasındaki sarp kıyı şeridinde, İngiliz Egemen Üs Bölgeleri (SBA) yetki alanına giren noktada bir erkek cesedi buldu.
CEP TELEFONU SİNYALİ BU BÖLGEDE KESİLMİŞTİ
Philinews’in aktardığı bilgilere göre, 56 yaşındaki Baumgertner’in Limasol’daki evinden ayrıldıktan sonra sırra kadem basmasının ardından başlatılan arama çalışmaları, cep telefonu sinyalinin son alındığı Pissouri – Cape Aspro hattında yoğunlaştırıldı. İngiliz Üsler Polisi ile Rum polisinin koordineli yürüttüğü çalışmalarda, kayalık bir alanda cansız bir beden tespit edildi.
CESET TANINMAZ HALDE, DNA TESTİ YAPILACAK
Yetkililer, bulunan cesedin ileri derecede çürümüş olması nedeniyle olay yerinde kimlik teşhisinin yapılamadığını açıkladı. Cesedin Baumgertner’e ait olup olmadığının netleşmesi için DNA testi ve diş kayıtlarının inceleneceği bildirildi. Ancak cesedin bulunduğu yer ve zamanlama, kayıp Rus oligarka ait olma ihtimalini güçlendiriyor.
DİPLOMATIN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜYLE BAĞLANTILI MI?
Olay, Kıbrıs kamuoyunda yalnızca bir kayıp vakası olarak değil, uluslararası boyutları olabilecek bir dosya olarak değerlendiriliyor. Baumgertner’in kaybolmasından sadece bir gün sonra, Lefkoşa’daki Rusya Federasyonu Büyükelçiliği’nde görevli diplomat Alexei Panov’un şüpheli şekilde hayatını kaybetmesi (intihar olduğu öne sürülmüştü), soru işaretlerini artırdı.
Rum polisi, şu aşamada iki olay arasında somut bir bağ kurulamadığını belirtirken, zamanlamanın “son derece manidar” olduğu değerlendirmesini yaptı.
“POTAS SAVAŞI” VE ESKİ HESAPLAŞMALAR YENİDEN GÜNDEMDE
Vladislav Baumgertner, 2013 yılında Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko ile yaşadığı “Potas Savaşı” ile dünya gündemine gelmiş, Minsk’te aylarca alıkonulmuştu. Son yıllarda Kıbrıs’ta gözlerden uzak bir yaşam sürdüğü bilinen Baumgertner’in ölümünün, geçmişteki bu hesaplaşmalarla ya da Rus istihbaratıyla bağlantılı olup olmadığı soruşturmanın odak noktalarından biri olarak öne çıkıyor.




