GÜLBAHAR: “İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM TASARISI HEMEN GEÇİRİLMELİ”
Milli Mücadele Vakfı (MMV) Başkanı Aziz Gülbahar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda tanınması için çalışmalar yapılması gerektiğini belirterek, Cumhuriyet Meclisi’nde bulunan iki devletli çözüm tasarısının ivedilikle geçirilmesi çağrısında bulundu.
Federasyon tezinin Rum tarafı tarafından defalarca reddedildiğini hatırlatan Gülbahar, “KKTC Bağımsızlık Bildirisi, bazı kesimlerin iddia ettiği gibi iki devletli çözüme engel değildir. Tam tersine, bu çözüm vizyonunu destekler” dedi.
“RUM TARAFI EGEMENLİĞİMİZİ REDDEDİYOR”
Gülbahar, Rum tarafının Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini asla kabul etmeyeceğini, asıl hedeflerinin Türk halkını 1974 öncesine geri götürmek olduğunu kaydetti.
Rum lider Nikos Hristodulidis’in açıklamalarının, iki devletli çözüm önerilerini baltalamaya yönelik olduğunu belirten Gülbahar, “Federasyon, Kıbrıs Türkü’nün azınlığa düşmesi demektir. Rum-Yunan ikilisinin tavrı da bu gerçeği ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
“BM GERÇEKLERİ GÖRMELİ”
Türk tarafının kararlı tutumunu sürdürmesi gerektiğini vurgulayan Gülbahar, BM’ye de çağrı yaptı:
“Kendi kaderini tayin hakkı Kıbrıs Türkü’nün doğal hakkıdır. Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü bu halkın hakkıdır. BM, bunu teyit etmelidir.”
Gülbahar, 2021’de Cenevre’de yapılan gayriresmî toplantıda da taraflar arasında ortak zemin bulunmadığının BM Güvenlik Konseyi raporlarına geçtiğini hatırlattı.
“TÜRKİYE’NİN DESTEĞİ DÜNYACA BİLİNİYOR”
KKTC’nin 15 Kasım 1983’te bağımsızlığını ilan ettiğini vurgulayan Gülbahar, Meclis’teki iki devletli çözüm tasarısına desteklerinin tam olduğunu söyledi.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM’de yıllardır yaptığı “KKTC’nin tanınması” çağrılarını sevinçle karşıladıklarını dile getiren Gülbahar, “Türkiye’nin iki egemen devlete dayalı politikaya verdiği destek tüm dünya tarafından bilinmektedir” dedi.
“GERÇEKÇİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YOL KKTC’NİN TANINMASI”
Gülbahar, federasyon tezinin Rum uzlaşmazlığı nedeniyle tamamen tükendiğini ve yeniden gündeme getirmenin zaman kaybı olduğunu belirtti.
Son olarak, “Kıbrıs’ta egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüye dayalı iki devlet, iş birliği mekanizmalarıyla ilişkilerini geliştirmeli. Bu, Ada’daki güven eksikliğini giderecek ve gerçekçi, sürdürülebilir bir çözümün yolunu açacaktır” dedi.




