Eski Rum Tarım, Doğal Kaynaklar ve Çevre Bakanı Kostas Themistokleous, Politisnews’te yayımlanan köşe yazısında Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Kıbrıs sorunundaki yaklaşımını eleştirdi. Themistokleous, Hristodulidis’in çözüm müzakereleri ve güven artırıcı önlemler yerine “ucu açık bir diyalog” istediğini savundu.

Themistokleous, “İtiraf edelim: Bizim taraf ucu açık görüşmeler istiyor, güven artırıcı önlem istemiyor, çözüm istemiyor” ifadelerini kullandı. Yazısında son bir yılda Hristodulidis ile Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman arasında yapılan görüşmeleri ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyaretini değerlendirdi.

Hristodulidis’in 2026’nın sonuna kadar Kıbrıs sorununda çözüm sağlanabileceği yönünde umut verdiğini belirten Themistokleous, geçen bir yılın ardından ilerleme kaydedilmediğini öne sürdü. Çözüm sürecindeki durumu yalnızca Türkiye’nin tutumuna veya karşı tarafın uzlaşmazlığına bağlayan açıklamaların yeterli olmadığını savundu.

“SONU OLMAYAN BİR SÜREÇ İSTİYOR”

Themistokleous, Hristodulidis’in güven artırıcı önlemlerle ya da çözüme götürecek müzakerelerle ilgilenmediğini ileri sürerek, “O, sonuçsuz ve ucu açık bir diyalogla ilgileniyor. Sonu olmayan bir süreç istiyor” diye yazdı.

İki liderin görüşmelerinde ele alınan metodolojik noktalar konusunda farklı açıklamalar yapmasına da değinen Themistokleous, Hristodulidis’in bazı noktaların kabul edildiğini söylediğini, karşı tarafın ise hiçbirinin kabul edilmediğini belirttiğini aktardı. Bu konuda kimin doğru söylediğini sorguladı.

29 Ekim törenleri nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak
29 Ekim törenleri nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak
İçeriği Görüntüle

Yazar, BM Genel Sekreteri Guterres, Kişisel Temsilci María Ángela Holguín ve BM Sözcüsü Stéphane Dujarric’in açıklamalarının Erhürman’ın değerlendirmelerini doğrular nitelikte olduğunu iddia etti. Ayrıca Hristodulidis’in Guterres’e gönderdiği mektupları kamuoyuyla paylaşırken aldığı yanıtları açıklamadığını öne sürdü.

Themistokleous, yazısının devamında Hristodulidis’in yakın çevresini, ana muhalefeti, hükümet ortaklarını ve basını da eleştirdi. Bu değerlendirmeler köşe yazısındaki kişisel görüş ve iddialar olarak yer aldı.