Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorununda çözüm için iki devletin egemen eşitliğinin kabul edilmesi gerektiğini söyledi. BRT’de katıldığı programda konuşan Ertuğruloğlu, mevcut Birleşmiş Milletler (BM) parametreleri ve Güvenlik Konseyi kararları değişmediği sürece müzakerelerden sonuç alınamayacağını savundu.
Kıbrıs Türk tarafının Rum tarafıyla eşit statüye sahip olmadan yürüteceği görüşmelerin Kıbrıs Türk halkına ve KKTC’ye fayda sağlamayacağını ileri süren Ertuğruloğlu, güven artırıcı önlemler kapsamında yapılan temasların mevcut statükoyu güçlendirdiğini iddia etti. Bu süreçlerin Kıbrıs Türk halkının siyasi statüsüne ne kazandırdığının açıklanması gerektiğini belirtti.
“BM KARARLARI DEĞİŞMEDEN SONUÇ ALINAMAZ”
BM Güvenlik Konseyi’nin 186 sayılı kararını ve sonraki kararları eleştiren Ertuğruloğlu, Rum yönetiminin uluslararası alanda Kıbrıs Cumhuriyeti olarak kabul edilmesinin, Kıbrıs Türk tarafını daha alt bir konuma yerleştirdiğini savundu. Bu yaklaşım değişmeden BM süreçlerinden sonuç beklemenin hata olacağını öne süren Ertuğruloğlu, tarafların statülerinin yeni bir Güvenlik Konseyi kararıyla eşitlenmesi gerektiğini söyledi.
Ertuğruloğlu, geçmişte yıllarca sürdürülen görüşmelerin somut sonuç vermediğini ifade ederek Rum tarafının eşitlik temelinde bir ilişki kurmaya ihtiyaç duymadığını ileri sürdü. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın iyi niyetinden şüphe duymadığını belirten Ertuğruloğlu, izlenen yöntemi ise eleştirdi.
“İKİ DEVLET ARASINDA İŞ BİRLİĞİ YAPILABİLİR”
Güvenlik ve garantiler konusunda Türkiye’yi Kıbrıs Türk tarafının tek garantörü olarak gördüğünü söyleyen Ertuğruloğlu, İngiltere ve Yunanistan’ın garantörlük sorumluluklarını yerine getirmediğini savundu.
Kıbrıs Türk halkının azınlık statüsünü veya Rum tarafının belirleyeceği bir siyasi konumu kabul etmeyeceğini kaydeden Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinin bireysel haklardan öte, halkın siyasi statüsünü ilgilendirdiğini belirtti. İki devletli yaklaşımın taraflar arasında temas ve iş birliğini dışlamadığını ifade ederek, iki devlet arasında iş birliğine dayalı ilişkiler kurulabileceğini söyledi.




