Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda 62. maddeden söz alan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, trafik, toplu taşıma ve eğitim üzerine konuştu. 

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, trafik kazaları, toplu taşımacılık ve yüksek eğitim konularında konuşma yapmak üzere söz aldı. Erhürman, ülkede birkaç gün içinde trafik kazalarında gençlerin kaybedildiğini, yaralanmalar olduğunu ifade ederek, Meclis adına başsağlığı ve geçmiş olsun temennilerinde bulundu.

“Duvara doğru gidiyor kafamızı vuruyoruz” diyen Erhürman, bu olunca bazı yasalarda değişiklik yapılması gerektiğine işaret edildiğini ancak konu unutulunca bunların da unutulduğunu söyledi.

Erhürman, 2016 yılında trafikle ilgili bir yasanın hayat bulduğunu, bu çerçevede bir trafik komisyonu kurulması gerektiğini ve bunun yasayla korunan güçlü bir komisyon olduğunu belirterek, bu komisyonun trafikte her türlü karar alma yetkisi olduğunu ve ayda bir defa toplanması gerektiğini vurguladı.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı altında bulunan bu komisyonun, 3 yıldır toplanmadığını belirten Erhürman, “Demek ki bu ülkede trafikle ilgili hiçbir problem yoktur” dedi ve eleştirilerde bulundu.

Erhürman, bakanlığın bu basit yükümlülüğü bile yerine getirmediğini, ancak bu komisyonda sadece bakanlık değil her alandan paydaşların yer aldığını ifade ederek, Meclis kürsüsünden “ciddiyetsizlik” ifadesini yeniden kullanmak zorunda kaldığını söyledi.    

Ülkede trafik ve trafik eğitimine önem verilmediğini, bu alanda yapılan çalışmaların da devam ettirilmediğini savunan Erhürman, küçük bir ülke için bu kadar ölüm ve yaralı bulunan kazanın çok olduğunu vurguladı.

Zihniyet değişmediği sürece bu olayların yaşanacağını, “ağlanacağını” belirten Erhürman, toplu taşımacılık sisteminin geliştirilmemesinin de bu kazaları getirdiğini söyledi. Erhürman, toplu taşıma izinleri ile ilgili kararları eleştirdi ve iptal edilen bu izinlerin kararını kürsüden okudu. Erhürman, bu iptaller içinde sadece bir kişinin izninin iptal edilmediğini ifade ederek, bu ismi Başbakan Ünal Üstel’e ileteceğini söyledi.

Erhürman, ihtiyaç çerçevesinde, kamu yararına verilen izinlerin yanlış olmadığını ancak hiçbir dönem bu işi yapmayan kişilere bu izinlerin verilmediğini savunarak, bunun sebebinin ne olduğunu sordu, yasaya göre kiralama, satma gibi devirlerin olamayacağını ancak bunun hava parası üzerinden yapıldığını ve siyasi rantın bu olduğunu kaydetti. Bunun ağıllar ve diğer bazı alanlarda da yapıldığını ifade eden Erhürman, bunun cezası olduğunu, ancak herkesin bu şekilde devirler yaptığını, çünkü sorgulanmadığını söyledi.

Bu alanın yüksek eğitim konusu gibi olduğunu, toplu taşımacılıkta izinlerin bir bataklık gibi olduğunu ifade eden Erhürman, önemli olan yaratılan bataklığın kurutulması olduğunu, bu bataklığın ürettiği sinekleri kovalamanın olmadığını vurguladı. Bataklık varsa sineklerin üremeye devam edeceğini ifade eden Erhürman, “İş yapacaksanız, iş budur” dedi. İcraatın izin verilip sonra iptal edilmesi olmadığını belirten Erhürman, iptal kararı alan izin kurulunu, gerekçeli kararlarından dolayı tebrik etti.

İhtiyaç analizi çıkarılarak bu izinlerin verilmesi gerektiğini ifade eden Erhürman, tekelleşmenin önlenmesi gerektiğini ancak bu izinlerle daha fazla tekelleşme yaratıldığını söyledi.

Gazimağusa'da aynı gece iki trafik kazası! Gazimağusa'da aynı gece iki trafik kazası!

Erhürman, yüksek öğretimle ilgili yapılan çalışmalar ve YÖK’ün bugün ülkede bulunmasına değinerek, YÖDAK Başkanının dün atandığını ve bunun yanlış olduğunu savundu. Kişiler için olumsuz bir şey söylemediğini ancak madem atama yapılacaktı YÖK’ün gelmesi beklenmeden yapılabileceğini ifade eden Erhürman, dersin iyi çalışılması ve iyi anlatılması açısından bunun önem taşıdığını kaydetti.

Ciddiyetin  önemli olduğunu ancak YÖDAK konusunda atama yapanın bunu taşımadığını savunan Erhürman, yüksek öğretimdeki sorunlara işaret ederek, bu konunun hızlı ve doğru hareket edilerek çözülmesi gerektiğini söyledi.

Erhürman, üniversite için verilen 13 ön açma izninin hemen iptal edilmesi gerektiğini, ölçeğe göre izin verilmesinin önemli olduğunu, 23 üniversite açılırsa denetlenemeyeceğini belirtti. Bu üniversiteler için de hava parası konuşulduğunu savunan Erhürman, ülkede tüm eğitim alanının doğru denetlenmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Erhürman, örnek olarak güzellik alanındaki eğitim kurumlarına verilen kontenjanların yanlışlığına işaret ederek, kayıt yapıp doldurulan ama nerede olduğu bilinmeyince boşalan kontenjana yeni kontenjan verilmesini eleştirdi, bu yolla ülkeye gelen insanların nerede olduğunun belli olmadığını kaydetti.

O yüzden bu konunun polis tarafından nereye taşınacaksa taşınması gerektiğini ifade eden Erhürman, “çağrım şudur” dedi ve şöyle devam etti:

“Bu süreci dizi film gibi, kimin diploması sahte, kimin gerçek diye izlemek yerine Meclis içerisindekilerle ilgili de iddialar ortadayken, bu işi temizleyin. Hakkınızdaki iddia neyse ifade veya açıklama yapın. Polis ve askerde, her yerde bu varsa, Mecliste bu söylentiye izin vermeniz doğru değildir, kaldırılabilirin ötesindedir. Yüksek eğitim ülkede yaşamsaldır. O yüzden zarar vermeyin, birinin canı yanacaksa da yanacak. Üniversiteler nitelik odaklı olmalıdır. Duvara vurduktan sonra çok geç. Üniversiteler bundan çok ciddi olarak olumsuz etkilenecek. Yapılması gereken işler zamanında yapılmadığı içindir… O yüzden sorumluluk bilinci içerisinde davranalım. Poliste her veri var. Yeter ki çözüm için, temizlik için niyet olsun. YÖK’ten yazılım ulaşıyor, hepsi denetlenecek. Kapanması gereken de kapanacak. Gereken adım neyse atılacak, bu alan temizlenecek. Üniversitelerin hem itibar hem de ekonomik olarak zarar görmemesi için bu sürecin takipçisi olacağız. Her alanda sorumluluk bilinciyle hareket edilmeli.”    

Editör: Umut Çengi