ERHÜRMAN: KIBRIS TÜRK HALKININ ÇÖZÜM İRADESİNİ GÖRMEZDEN GELEREK GÖREV YAPILAMAZ
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, göreve gelişinin 231’inci gününde düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanlığı’nın ilk 200 günlük faaliyetlerini değerlendirdi. Bayram tatili ve yurt dışı ziyaretleri nedeniyle değerlendirme toplantısında gecikme yaşandığını belirten Erhürman, kamuoyundan özür diledi.
Şeffaflık anlayışı gereği ilk 200 günü kamuoyuyla paylaşmak istediklerini ifade eden Erhürman, seçim öncesinde belirledikleri hedefler doğrultusunda ne kadar ilerleme kaydedildiğini değerlendirmeyi amaçladıklarını söyledi.
“KIBRIS SORUNU CUMHURBAŞKANLIĞI’NIN TEMEL GÖREV ALANIDIR”
Kıbrıs sorununun Cumhurbaşkanlığı’nın en temel görev alanlarından biri olduğunu vurgulayan Erhürman, seçim sürecinden itibaren Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesine vurgu yaptığını belirtti.
“Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesi vardır ve Cumhurbaşkanı bu çözüm iradesi doğrultusunda çalışmakla yükümlüdür” diyen Erhürman, çözüm iradesini herhangi bir model üzerinden tanımlamadığını, toplumun büyük çoğunluğunun sorunun çözümünden yana olduğunu söyledi.
DÖRT MADDELİ METODOLOJİYE BAĞLI KALDIK
Seçim döneminde ortaya koydukları dört maddelik metodolojiye sadık kaldıklarını belirten Erhürman, geçmişte yaşanan başarısızlıklardan ders çıkararak yeni bir yaklaşım geliştirdiklerini ifade etti.
2004 referandumu ile 2017 Crans Montana sürecinin ardından neden arzu edilen sonucun elde edilemediğinin iyi analiz edilmesi gerektiğini kaydeden Erhürman, bu nedenle müzakerenin yalnızca müzakere için değil, çözüme ulaşmak amacıyla yapılması gerektiğini savunduklarını söyledi.
“GENEL SEKRETER KIBRIS’A İLGİSİNİ KAYBETMEDİ”
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresinin son dönemine girerken Kıbrıs sorununa ilgisini kaybetmediğini ifade eden Erhürman, Genel Sekreter’in “Bu kez farklı olacak” yaklaşımını önemsediklerini belirtti.
Guterres’in aşamalı yaklaşım ve zaman sınırlamalarına ilişkin vurgularını dikkate alarak dört maddelik metodolojiyi geliştirdiklerini söyleyen Erhürman, bu önerileri başta BM Genel Sekreteri olmak üzere Maria Angela Holguin ve görüştüğü tüm büyükelçilerle paylaştıklarını dile getirdi.
“MÜZAKERE OLSUN DİYE DEĞİL, ÇÖZÜM OLSUN DİYE MÜZAKERE”
Erhürman, önerilerinin temelinde “müzakere olsun diye müzakere değil, çözüm olsun diye müzakere” anlayışının bulunduğunu vurguladı.
Son dönemde yapılan temaslar ve açıklamaların, ortaya koydukları dört maddelik metodolojinin Birleşmiş Milletler tarafından yürütülen yeni süreç içerisinde dikkate alındığını gösterdiğini ifade eden Erhürman, Kıbrıs Türk halkının dünyadan izole olmak değil, dünyayla buluşmak istediğini söyledi.



