“14 MAYIS SADECE MESLEK GÜNÜ DEĞİLDİR”
Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği, 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü kapsamında basın toplantısı düzenleyerek sektörde yaşanan sorunları kamuoyuyla paylaştı. Birlik Başkanı Umut Öksüz, eczacılığın yalnızca ilaç temini değil, toplum sağlığının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.
Öksüz, “14 Mayıs sadece bir meslek günü değildir. Bugün eczacının toplum sağlığındaki yerini hatırlatma ve emeğini görünür kılma günüdür” ifadelerini kullandı.
“RHT SİSTEMİNİN TÜM YÜKÜ ECZACININ ÜZERİNDE”
Basın toplantısında kamu sağlık sisteminde uygulanan RHT sistemine de değinen Öksüz, dijital sisteme rağmen tüm operasyonel yükün eczacıların omuzlarında olduğunu söyledi. Reçetelerin hâlâ çıktı alınarak işlendiğini belirten Öksüz, kırtasiye, ekipman, elektrik ve personel giderlerinin tamamen eczacılar tarafından karşılandığını ifade etti.
Öksüz, Türkiye’de uygulanan Medula sistemine benzer şekilde KKTC’de de eczacıların meslek hakkı konusunda düzenleme beklediğini söyledi.
“GİDERLER YÜZDE 250 ARTTI, GELİRLER YERİNDE SAYDI”
Eczacılık sektörünün ekonomik olarak sürdürülebilir noktadan uzaklaştığını savunan Öksüz, son iki yılda eczanelerin giderlerinin yüzde 200 ila 250 oranında arttığını, buna karşın ilaç fiyatlarındaki artışın yalnızca yüzde 37 seviyesinde kaldığını belirtti.
Vatandaşın ilaca erişimini zorlaştırmamak adına bugüne kadar sessiz kaldıklarını söyleyen Öksüz, mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını ifade etti.
“DEVLET ECZACININ RAKİBİ HALİNE GELDİ”
Devletin eczane raflarında bulunan ilaçları doğrudan ihale yoluyla temin etmesini eleştiren Öksüz, bunun özel eczaneleri zor durumda bıraktığını savundu. 2025 yılında devletin yaklaşık 310 milyon TL’lik ilaç ihalesi yaptığını, bunun yaklaşık 70 milyon TL’sinin vitamin ürünlerinden oluştuğunu söyledi.
Öksüz, “Biz vatandaşın ilaca erişimine karşı değiliz. Ancak devlet, eczanenin rafında bulunan ilacı almak yerine vatandaşın en yakın eczaneden ilacına ulaşmasını sağlamalıdır” dedi.
“İLAÇ YOKLUĞU KRİTİK BOYUTA ULAŞTI”
Bazı temel ilaçların piyasada bulunamadığını belirten Öksüz, özellikle ağrı kesiciler, tansiyon ilaçları, göz damlaları, antibiyotik kremler ve kan sulandırıcı ilaçlarda ciddi eksiklik yaşandığını söyledi.
İlaç yokluğunun nedenleri arasında kur baskısı, tedarik sorunları, pandemi sonrası uygulamalar ve uluslararası firmaların baskılarını gösteren Öksüz, bazı ilaç firmalarının KKTC’ye ürün gönderimini durdurduğunu da öne sürdü.
“İLAÇ TAKİP SİSTEMİNİ EN ÇOK BİZ SAVUNDUK”
Eczacılar Birliği’nin ilaç takip sistemine karşı olduğu yönündeki eleştirilere de yanıt veren Öksüz, yıllardır ilaç takip sisteminin hayata geçirilmesi için mücadele verdiklerini söyledi.
Öksüz, geçmişte eczacılık fakülteleri, avukatlar, narkotik birimleri ve devlet yetkilileriyle ortak çalışmalar yaptıklarını ancak yazılım ve bütçe sorunları nedeniyle sürecin yarım kaldığını ifade etti.
“ECZACIYI GÖRMEZDEN GELEN KAYBEDECEK”
Konuşmasının sonunda meslektaşlarının haklarını savunmaya devam edeceklerini belirten Öksüz, sektörün artık daha örgütlü bir yapıya sahip olduğunu söyledi.
Öksüz, “Eczacıyı görmezden gelen kaybedecektir” diyerek sağlık sisteminde eczacıların rolünün göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.





