DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN GKRY'YE MÜLKİYET TEPKİSİ
Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) mülkiyet konusunu ceza hukuku kapsamına taşımasına ve uluslararası adli iş birliği mekanizmalarını kullanmasına tepki gösterdi. Bakanlık, bu yaklaşımın mülkiyet sorununu hukuki zeminden çıkararak siyasi ve ekonomik baskı aracına dönüştürdüğünü belirtti.
"TAŞINMAZ MAL KOMİSYONU GÖRMEZDEN GELİNİYOR"
Yapılan yazılı açıklamada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından etkin bir iç hukuk yolu olarak kabul edilen Taşınmaz Mal Komisyonu'nun varlığına rağmen, GKRY'nin mülkiyet uyuşmazlıklarını hukuki çözüm mekanizmaları yerine cezai süreçler, Avrupa Tutuklama Müzekkeresi ve INTERPOL üzerinden yürütmesinin samimiyetsiz bir yaklaşım olduğu ifade edildi.
"AMAÇ EKONOMİK VE SİYASİ BASKI"
Bakanlık, KKTC'de yürürlükteki mevzuata uygun şekilde yaşayan, çalışan ve yatırım yapan yerli ve yabancı kişilerin hedef alınmasının, Kıbrıs Türk halkının ekonomik refahını, güvenliğini ve geleceğini tehdit eden sistematik bir politika olduğunu vurguladı.
Açıklamada, GKRY'nin önceliğinin mülkiyet sorununa hukuki çözüm üretmek değil, konuyu siyasi ve ekonomik baskı aracı olarak kullanmak olduğu kaydedildi.
"BU ANLAYIŞLA MÜZAKERE YAPILMASININ ANLAMI YOK"
Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Türk tarafını baskı altına almayı amaçlayan bu yaklaşım sürdüğü sürece Birleşmiş Milletler nezdinde yürütülen müzakere çabalarından olumlu sonuç beklenemeyeceğini belirtti.
Açıklamada ayrıca, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar'ın dile getirdiği "tarihi fırsat" söyleminin mevcut şartlar altında anlamlandırılamadığı ifade edildi.
"STATÜ EŞİTLİĞİ SAĞLANMADAN ÇÖZÜM MÜMKÜN DEĞİL"
Bakanlık, Kıbrıs meselesinde iki taraf arasında statü eşitliği sağlanmadığı sürece hiçbir sürecin başarı şansı bulunmadığını yineleyerek, Kıbrıs Türk halkını hedef alan baskı girişimlerine izin verilmeyeceğinin altını çizdi.




