KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, son dönemde KKTC’de düzenlenmesi planlanan uluslararası etkinliklere yönelik girişimlere tepki göstererek, Kıbrıslı Türkleri dünyadan tecrit etmeye yönelik siyasetin çözüm üretmeyeceğini savundu.

Gönyeli’de yerde bulunan 10 bin TL’yi aldılar: 3 zanlıya tutuksuz yargı
Gönyeli’de yerde bulunan 10 bin TL’yi aldılar: 3 zanlıya tutuksuz yargı
İçeriği Görüntüle

Maviş, Girne’de düzenlenmesi planlanan NEXUS Müzik Festivali ile çocuklara yönelik Barcelona futbol kampının iptal edildiğini belirterek, Zamna Festivali, halk dansları etkinlikleri, üniversitelerin uluslararası sıralamalardaki yeri ve yabancı siyasetçilerin Kıbrıslı Türklerle temaslarının da hedef alındığını kaydetti.

“MESELE YALNIZCA ELAM’IN AÇIKLAMALARINDAN İBARET DEĞİL”

ELAM’ın söz konusu yaklaşımı “Hoşgörü bitti” sözleriyle ortaya koyduğunu ve iptalleri “zafer” olarak sunduğunu belirten Maviş, meselenin yalnızca ELAM’ın tutumuyla sınırlı olmadığını savundu.

Maviş, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin diplomatik olanakları, Kıbrıs Futbol Federasyonu, Avrupa Parlamentosu’ndaki bazı temsilciler ve farklı siyasi çevrelerin de bu girişimlerde rol aldığını ileri sürerek, aşırı sağın tecrit siyasetinin ana akım siyaset ve devlet kurumlarının uygulamasına dönüştüğünü iddia etti.

“MÜZİĞİN, SANATIN VE SPORUN ENGELLENMESİNDEN ZAFER ÇIKMAZ”

Uluslararası etkinliklerin KKTC’nin tanınmasıyla eş tutulamayacağını ifade eden Maviş, yabancı bir sanatçının Girne’de konser vermesinin, bir futbol akademisinin Kıbrıslı Türk çocuklarla buluşmasının veya bir üniversitenin dünya sıralamalarında yer almasının diplomatik tanıma anlamına gelmediğini kaydetti.

Maviş, “Müziğin, sanatın, kültürün ve çocukların spor yapmasının engellenmesinden bir zafer çıkmaz. Buradan çıkacak tek sonuç, toplumlar arasındaki güvensizliğin büyümesi ve Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünün daha da derinleşmesidir” dedi.

“EŞİT ORTAKLIK DİĞER TOPLUMU GÖRÜNMEZ KILARAK KURULMAZ”

1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin iki toplumun anayasal ortaklığı temelinde kurulduğunu belirten Maviş, Kıbrıslı Türklerin azınlık değil, devletin kurucu ortaklarından biri olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Rum siyasi liderliğini eleştiren Maviş, uluslararası gücün Kıbrıslı Türkleri dünyadan koparmak amacıyla kullanıldığını savundu.

Maviş, “Kıbrıslı Türklerle ortak bir gelecek kuracağını söyleyen bir siyasi liderlik, o toplumun çocuklarını, gençlerini, sporcularını ve sanatçılarını dünyadan tecrit etmeye çalışmaz. Eşit ortaklık, diğer toplumu görünmez kılarak kurulmaz” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’YE VE RUM LİDERLİĞİNE ELEŞTİRİ

Maviş açıklamasında hem Türkiye’nin hem de Kıbrıs Rum liderliğinin izlediği politikaları eleştirdi.

Türkiye’nin KKTC’yi tanımasına rağmen bu tanınmanın Kıbrıslı Türkleri dünyayla doğrudan buluşturacak sonuçları üretmediğini savunan Maviş, Kıbrıs Rum liderliğinin ise federal çözüm söylemine rağmen uluslararası imkanlarını Kıbrıslı Türkleri tecrit etmek için kullandığını öne sürdü.

Maviş, “Bir taraf tanınmadan söz ederken bağımlılığı derinleştirmekte, diğer taraf çözümden söz ederken tecridi ağırlaştırmaktadır. Kıbrıslı Türk toplumunun geleceği bu iki tutarsız siyasete mahkum değildir” dedi.

“KIBRISLI TÜRKLER DÜNYADAN KOPARILAMAZ”

Kıbrıs müzakerelerinde ucu açık ve takvimsiz süreçlerin artık kabul edilemeyeceğini ifade eden Maviş, Kıbrıs Türk toplumunun eşitliğinden ve dünyayla doğrudan bağ kurma hakkından vazgeçmeyeceğini belirtti.

Maviş, “Kıbrıslı Türk toplumu, sendikaları, belediyeleri, eğitim kurumları, spor kulüpleri, sanatçıları ve sivil toplum örgütleriyle vardır. Yok sayılamaz, dünyadan koparılamaz ve topluca cezalandırılamaz” ifadelerini kullandı.

KTÖS’ün, Kıbrıs sorununda nihai çözüme ulaşılıncaya kadar Kıbrıslı Türklerin spor, kültür, sanat ve eğitim alanlarında dünyayla doğrudan bağ kurmasını sağlayacak somut adımların atılması gerektiği görüşünde olduğunu belirten Maviş, sendikanın bu yönde her türlü yapıcı sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğunu kaydetti.