NET Holding Yönetim Kurulu Başkanı Besim Tibuk, KKTC’de uzun süredir gündemde olan hayat pahalılığına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Taha Akyol ile gerçekleştirdiği televizyon programında konuşan Tibuk, fiyatların düşürülmesinin yolunun daha fazla denetimden değil, piyasadaki rekabetin artırılmasından geçtiğini savundu.
KKTC’de fiyatların Türkiye’ye kıyasla daha yüksek olduğunu ifade eden Tibuk, hayat pahalılığının yalnızca dış etkenlerle açıklanamayacağını, ülke içerisindeki ekonomik yapı ve bürokrasinin oluşturduğu maliyetlerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.
“TAM REKABETE AÇACAKSIN”
Hayat pahalılığıyla mücadelede temel çözümün rekabet olduğunu vurgulayan Tibuk, devletin fiyatları belirlemeye veya sürekli denetlemeye çalışması yerine tüketicinin karşısındaki seçeneklerin artırılması gerektiğini söyledi.
“Tam rekabete açacaksın. Serbest piyasayı koyacaksın. Müşteri çok önemli” diyen Tibuk, fiyat denetimleri için kamu personeli istihdam edilmesini de eleştirdi.
“ASIL DENETİMİ TÜKETİCİ YAPMALI”
Piyasada aynı ürünü satan işletme sayısının artmasının tüketiciye tercih imkanı sağlayacağını belirten Tibuk, vatandaşın daha ucuz, kaliteli veya daha iyi hizmet sunan işletmeye yönelebileceğini ifade etti.
Tibuk’a göre KKTC’de tartışılması gereken temel soru, “Fiyatlar neden denetlenmiyor?” yerine “Neden yeterince rekabet yok?” olmalı.
Fiyatlara doğrudan kamu müdahalesinin farklı sorunları beraberinde getirebileceğini savunan Tibuk, rekabetçi piyasa koşullarında asıl denetleyici gücün tüketici olacağını kaydetti.
“KUZEY KIBRIS’IN ZENGİN OLMAMASINA GÜLERLER”
KKTC’nin sahip olduğu ekonomik potansiyele de dikkat çeken Tibuk, ülkenin coğrafi konumu ve ticari avantajlarının yeterince değerlendirilemediğini savundu.
Tibuk, “Hele Kuzey Kıbrıs’ın zengin olmaması, gülerler insana. Bu kadar avantaj” ifadelerini kullanarak, mevcut ekonomik imkanların doğru politikalarla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“BİR NUMARA AKILDIR, SONRA COĞRAFYA GELİR”
Bir ülkenin ekonomik geleceğinin yalnızca coğrafi konumuyla belirlenmediğini dile getiren Tibuk, doğru yönetim ve ekonomik tercihlerin önemine işaret etti.
“Bir numara akıldır, sonra coğrafya gelir” diyen Tibuk, Kuzey Kıbrıs’ın sahip olduğu avantajların doğru değerlendirilmesi halinde çok daha güçlü bir ekonomik yapıya ulaşabileceğini ifade etti.





