KTAMS ve KİEF Başkanı Güven Bengihan, Asgari Ücret Saptama Komisyonu toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, hayat pahalılığı oranının pazarlık konusu yapılamayacağını belirterek hükümeti ve işveren kesimini sert sözlerle eleştirdi.
"120 BİN ÇALIŞANIN GELECEĞİ PAZARLIK KONUSU YAPILIYOR"
Bengihan, ülkede sosyal sigortalara kayıtlı yaklaşık 170 bin çalışanın bulunduğunu, bunların yaklaşık 120 bininin asgari ücret üzerinden sigortalı gösterildiğini belirtti.
Asgari ücret görüşmelerinin 120 bin çalışanın ve ailelerinin geleceğini ilgilendirdiğini vurgulayan Bengihan, "Bu yapılmak istenen bir lütuf değildir. Hayat pahalılığı oranı pazarlık konusu yapılamaz." dedi.
"YÜZDE 16,95'İN ALTINI KABUL ETMEYİZ"
İstatistik Kurumu'nun açıkladığı yüzde 16,95'lik hayat pahalılığı oranının dahi güncel olmayan verilerle hesaplandığını savunan Bengihan, buna rağmen bu oranın bile tartışmaya açılmasını kabul etmediklerini söyledi.
Bengihan, "Hayat pahalılığı oranını dahi vermeyen hükümet, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz." ifadelerini kullandı.
"TEŞVİKLER İŞVERENE, YÜK EMEKÇİYE"
Başbakan Ünal Üstel'in açıkladığı teşvik paketine de değinen Bengihan, desteklerin büyük bölümünün işverenlere yönelik olduğunu savundu.
Devletin yıllardır sermayeye teşvikler sağladığını ileri süren Bengihan, çalışanların alım gücünü artıracak doğrudan desteklerin gündeme gelmemesini eleştirdi.
"HÜKÜMET TAVRINI BELLİ ETMİŞTİR"
Hükümetin işveren taleplerine göre hareket ettiğini iddia eden Bengihan, "Hükümet tarafını belli etmiştir. Sermayenin temsilciliğini yapmaktadır." dedi.
Özel sektörde sendikalaşmanın teşvik edilmesi gerektiğini de dile getiren Bengihan, işverenlere sağlanan teşviklerden yararlanmanın şartlarından birinin toplu iş sözleşmesi ve sendikalı istihdam olması gerektiğini savundu.
"KRİZİN FATURASI EMEKÇİYE ÇIKARILIYOR"
Asgari ücretlilerin uzun çalışma saatlerine rağmen hak ettikleri ücreti alamadığını ifade eden Bengihan, büyük sermayenin ekonomik krizlerin bedelini sürekli emekçilere ödetmeye çalıştığını ileri sürdü.
Bengihan, "Asgari ücretli yanlış bir şey yapmadı. Üretiyor, alın teri döküyor ancak hak ettiği değeri alamıyor. Kaybedilen alım gücünün yerine konulması bir lütuf değil, zorunluluktur." diye konuştu.




