Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), Ceza Yasası’nda yapılması planlanan değişikliklerin ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve kamuoyunun bilgi edinme hakkını doğrudan hedef aldığını belirterek, tasarının mevcut haliyle kabul edilemez olduğunu açıkladı.

“TEKNİK DÜZENLEME DEĞİL, HAKLARA MÜDAHALE”
Basın-Sen, söz konusu tasarının basit bir ceza hukuku düzenlemesi olmadığını; Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan temel haklara ağır bir müdahale niteliği taşıdığını vurguladı.
MUĞLAK KAVRAMLAR, KEYFİ SORUŞTURMA RİSKİ
Açıklamada, tasarıda yer alan birçok düzenlemenin yoruma açık, belirsiz ve muğlak kavramlara dayandığına dikkat çekilerek, bunun keyfi soruşturma ve kovuşturmalara zemin hazırlayacağı ifade edildi.
“ZEMMEDİCİ MALZEME” UYARISI
Ceza Yasası’na eklenmesi planlanan “zemmedici malzeme” tanımının özel bir risk alanı oluşturduğu belirtilen açıklamada, “toplumsal tepki”, “tiksinme” ve “genel nefret” gibi ölçülemez kavramların suç unsuru haline getirilmesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı kaydedildi.
ARAŞTIRMACI GAZETECİLİK TEHLİKE ALTINDA
Sendika, yolsuzluk, kamu kaynaklarının kötüye kullanımı ve siyasal sorumluluklara ilişkin haberlerin doğası gereği kamuoyunda tepki yaratabileceğini vurgulayarak, bu durumun suç unsuru haline getirilmesinin araştırmacı gazeteciliği fiilen cezalandırılabilir bir faaliyet haline getireceği uyarısında bulundu.
PAYLAŞAN DA SUÇLANABİLİR
Tasarıyla “yayımlama” kavramının aşırı genişletildiğine dikkat çekilen açıklamada; sosyal medyada bir haberi paylaşan yurttaşın, bir metni yeniden ileten kişinin ya da akademik alıntı yapan bir araştırmacının dahi ceza soruşturması riskiyle karşı karşıya kalabileceği ifade edildi.
“ORGANİZE DEZENFORMASYON” VE “KORKU YARATMA” ELEŞTİRİSİ
Basın-Sen, “yanlış olduğunu bilmesi gerektiği” gibi ifadelerle cezai sorumluluğun niyet okumaya dayandırıldığını, korku ve endişe gibi öznel sonuçların suç unsuru yapılmasının ifade özgürlüğü üzerinde ağır bir caydırıcı etki yaratacağını belirtti.
TASARI GERİ ÇEKİLMELİ
Açıklamanın sonunda, Ceza Yasası’nda öngörülen değişikliklerin derhal geri çekilmesi çağrısı yapılarak, basın örgütleri, hukukçular ve sivil toplumun katılımıyla ifade özgürlüğünü esas alan yeni bir çalışma yürütülmesi istendi.v




