Tıp-İş’ten yapılan açıklamada, bölgede artan askeri gerilim ve savaş ihtimalinin halkların yaşam hakkını tehdit ettiği belirtilerek, savaşların “kader değil, siyasi tercihler” olduğu savunuldu, “güvenlik”, “demokrasi” ya da “istikrar” söylemleriyle meşrulaştırılan askeri müdahalelerin bedelini sivillerin ödediği ifade edildi.

Açıklamada, savaşın sağlık sistemlerini çökerttiği, insani krizleri derinleştirdiği ve kuşaklar boyu sürecek travmalar ürettiği belirtildi. Nükleer silahların varlığının insanlık için varoluşsal bir tehdit olduğu ifade edilen açıklamada, güç dengeleri üzerinden şekillenen silahlanma yarışının insanlığı daha güvende değil daha kırılgan hale getirdiği savunuldu.

Adanın coğrafi ve askeri konumu nedeniyle bölgesel gerilimlerden etkilenme riskinin büyük olduğuna dikkat çekilen açıklamaya şöyle devam edildi:

“Halkımızın ve bölgemizin yeni bir yıkımın parçası haline getirilmesini kabul etmiyoruz. Hekimler olarak biliyoruz ki savaş; bir halk sağlığı felaketidir. Savaş; önlenebilir ölümler, kalıcı sakatlıklar, ruhsal travmalar ve sosyal yıkım demektir. Bu nedenle barış romantik bir ideal değil; insani, etik ve tarihsel bir zorunluluktur.

Tüm tarafları askeri tırmanışı derhal durdurmaya, uluslararası hukuka ve diplomasiye dönmeye çağırıyoruz. Halkların yaşam hakkı hiçbir stratejik hesabın, hiçbir güç mücadelesinin konusu olamaz.”

Tufan Erhürman’dan İngiliz Üsleri açıklaması!
Tufan Erhürman’dan İngiliz Üsleri açıklaması!
İçeriği Görüntüle

Açıklamada “Barış mümkündür. Barış gereklidir. Barış ertelenemez.” ifadeleri kullanıldı.