Ataoğlu, Rum tarafının bu gelişmeyi “tarihi önemde” olarak nitelendirmesinin, meselenin yalnızca turizm boyutuyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda siyasi bir anlam taşıdığını gösterdiğini söyledi.
“TEK TARAFLI POLİTİKALARIN DEVAMI”
Kazakistan’ın Türk dünyasının önemli ve saygın devletlerinden biri olduğunu hatırlatan Ataoğlu, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında kardeş ülke konumunda bulunan Kazakistan’ın bu adımının dikkatle takip edildiğini belirtti. Rum Yönetimi’nin son dönemde özellikle Türk dünyası ülkeleri nezdinde yürüttüğü diplomatik ve ekonomik açılımların da yakından izlendiğini kaydetti.
Ataoğlu, Güney Kıbrıs’ın attığı bu tür adımların, Kıbrıs Türk halkının hak ve statüsünü yok sayan tek taraflı politikaların devamı niteliğinde olduğunu vurgulayarak, Ada üzerindeki iki eşit halk ve iki ayrı devlet gerçeği göz ardı edilerek yapılan girişimlerin kalıcı ve adil bir çözüme hizmet etmediğini ifade etti.
“TURİZM SİYASİ MANİPÜLASYON ARACI DEĞİL”
KKTC’nin turizmi siyasi bir araç değil, kültürlerin buluştuğu bir köprü olarak gördüğünü dile getiren Ataoğlu, anavatan Türkiye ile yürütülen güçlü iş birliği, “Ada Kıbrıs” vizyonu ve alternatif pazarlara yönelik stratejik açılımlarla turizm sektörünü daha da güçlendirmekte kararlı olduklarını söyledi.
Türk dünyası ile ilişkilerin geliştirilmesinin ve karşılıklı turizm hareketliliğinin artırılmasının stratejik öncelik olduğunu belirten Ataoğlu, kardeş ülkelerle iş birliğini ileri taşımaya yönelik çalışmaların kesintisiz süreceğini kaydetti.
Ataoğlu, Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını her platformda savunmaya, başta turizm olmak üzere tüm alanlarda uluslararası görünürlüğü artırmaya devam edeceklerini vurguladı.




