ÖZEL HABER | Ali Kişmir BM’nin “Geçiş Dönemi” Önerisini Anlattı: “Toprak Verilmeyecek, Euro’ya Geçilecek”
Gazeteci Yazar ve Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir, Kıbrıs sorununda Birleşmiş Milletler tarafından gündeme getirildiğini belirttiği yeni “geçiş dönemi” modelinin ayrıntılarını Kıbrıs Gerçek’e anlattı.
Kişmir, henüz taraflar arasında üzerinde uzlaşı sağlanmış bir anlaşma bulunmadığının altını çizerek, söz konusu modelin şu aşamada masadaki bir öneri olduğunu belirtti.
“BM İLK KEZ DAHA FARKLI BİR MODEL ÖNERDİ”
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın seçilmesinin ardından Kıbrıs sorununda çözüm beklentilerinin yeniden arttığını belirten Kişmir, Erhürman’ın sonucu olmayan ve ucu görünmeyen bir müzakere sürecine girilmeyeceği yönündeki yaklaşımına dikkat çekti.
Kişmir, BM’nin ilk kez Türk tarafının ortaya koyduğu ve bazı kesimler tarafından “ön şart” olarak nitelendirilen unsurlara duyarlılık gösterdiğini savunarak, alışılmış müzakere yöntemi yerine farklı bir modelin gündeme getirildiğini söyledi.
“Bir geçiş dönemi başlatalım. Toplumlar bunu reel yaşamda test etsin, öngörülen sürenin sonunda kısa bir müzakere süreci yürütülsün ve ardından referanduma gidilsin” yaklaşımının masaya konulduğunu aktardı.
4 YILLIK GEÇİŞ DÖNEMİ VE DÖNÜŞÜMLÜ BAŞKANLIK
Kişmir’in aktardığına göre BM’nin önerisinde dört yıllık bir geçiş dönemi öngörülüyor.
Bu süre içerisinde oluşturulacak konseye bir dönem Kıbrıslı Rum, bir dönem ise Kıbrıslı Türk lider başkanlık edecek. Böylece Kıbrıs Türk tarafının uzun süredir üzerinde durduğu dönüşümlü başkanlık ilkesi geçiş döneminde uygulanacak.
Kişmir, kurulması öngörülen yapıda savunma, ekonomi ve dışişleri alanlarını kapsayan üç bakanlığın bulunacağını söyledi.
ORTAK MECLİSTE 10 TÜRK, 10 RUM TEMSİLCİ
Önerilen modelde ortak bir meclis oluşturulacağını aktaran Kişmir, bu yapıda 10 Kıbrıslı Türk ve 10 Kıbrıslı Rum temsilcinin yer alacağını belirtti.
Kişmir, bu yapının Kıbrıs Türk tarafının önem verdiği siyasi eşitlik ilkesinin geçiş dönemine yansıtılması anlamına geldiğini savundu.
“EURO’YA HIZLI BİR GEÇİŞ SAĞLANACAK”
Modelin en önemli başlıklarından birinin ortak merkez bankası olduğunu belirten Kişmir, Kuzey Kıbrıs’ta Türk lirasından Euro’ya geçişin öngörüldüğünü söyledi.
Kişmir, para politikasının kurulacak ortak merkez bankası tarafından yönetileceğini, bankanın başında yabancı bir uzmanın bulunmasının ve Kıbrıslı Türk ile Kıbrıslı Rum uzmanların da yapıda görev almasının muhtemel olduğunu ifade etti.
ERCAN’A DİREKT UÇUŞ, MAĞUSA LİMANINA ULUSLARARASI TİCARET
Kişmir’in aktardığı modele göre geçiş dönemi içerisinde Kıbrıs Türk tarafındaki limanların uluslararası alana açılması da öngörülüyor.
Bu kapsamda Ercan Havalimanı’na direkt uçuşların başlaması ve Gazimağusa Limanı’nın uluslararası ticarete açılması gündemde olacak.
Bunun karşılığında ise Türkiye’nin limanlarını Kıbrıs Cumhuriyeti’ne açması öngörülüyor.
Kişmir, bunun her iki taraf açısından ekonomik kazanım yaratabileceğini ifade etti.
“GEÇİŞ DÖNEMİNDE TOPRAK VERİLMEYECEK, GARANTİ SİSTEMİ KALKMAYACAK”
Kişmir, dört yıllık geçiş döneminde toprak düzenlemesi yapılmayacağını ve garanti sisteminin ortadan kaldırılmayacağını söyledi.
“Bu süreçte kesinlikle herhangi bir şekilde toprak verimi olmayacak. Garantörlükler, yani garanti sistemi de ortadan kalkmayacak” diyen Kişmir, bu başlıkların geçiş döneminin dışında tutulduğunu ifade etti.
REFERANDUMDA “HAYIR” DİYEN TARAF İÇİN FARKLI MODEL
Kişmir, geçiş döneminin ardından yapılması öngörülen referandumda taraflardan birinin “evet”, diğerinin “hayır” demesi durumunda farklı sonuçların devreye gireceğini anlattı.
Kişmir’in aktardığına göre Kıbrıs Türk tarafının “hayır”, Rum tarafının “evet” demesi halinde Kuzey’deki limanlar yeniden uluslararası erişime kapanacak ve mevcut duruma dönülecek. Türkiye’nin ise limanlarını Kıbrıs Cumhuriyeti’ne açık tutması öngörülecek.
Kıbrıs Türk tarafının “evet”, Rum tarafının “hayır” demesi halinde ise Kuzey’deki limanların uluslararası alana açık kalması, Euro kullanımının devam etmesi ve Türkiye’nin limanlarını Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yeniden kapatması öngörülüyor.
Kişmir, bu mekanizmanın Annan Planı döneminde Kıbrıs Türk tarafının “evet” demesine rağmen somut bir kazanım elde edemediği yönündeki eleştirilerin tekrar yaşanmaması amacıyla tasarlandığını savundu.
“HENÜZ UZLAŞMA YOK, MASADA BİR ÖNERİ”
Kişmir, söz konusu model konusunda henüz taraflar arasında bir uzlaşma bulunmadığını özellikle vurguladı.
“Bu, masada hâlâ bir öneri. Henüz bununla ilgili bir uzlaşma yok. Kıbrıslı Rumların ne söyleyeceğini, Yunanistan’ın nasıl bir tavır alacağını bilmiyoruz” diyen Kişmir, önümüzdeki dönemde tarafların yaklaşımının belirleyici olacağını ifade etti.





