AKPINAR: CANINA DOKUNANIN CANININ AĞRIDIĞI, BÜTÜNÜN SESSİZ KALDIĞI BİR ÜLKE OLAMAYIZ

Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Girne’de gerçekleştirilmesi planlanan EXIT organizasyonunda yaşanan gelişmeler üzerinden KKTC’ye yönelik uluslararası girişimlere dikkat çekerek, hükümetten muhalefete tüm kesimlere “ortak devlet refleksi” çağrısı yaptı.

Akpınar, EXIT’in programdan çekilmesine yönelik DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu’nun tepkisini önemli bulduğunu belirterek, meselenin yalnızca bir festival veya sanat organizasyonuyla sınırlı olmadığını savundu.

UBP’den 6 ilçede eş zamanlı toplantı: Bakanlar vatandaşlarla buluşacak
UBP’den 6 ilçede eş zamanlı toplantı: Bakanlar vatandaşlarla buluşacak
İçeriği Görüntüle

“SORUN EXIT DEĞİL, KKTC’NİN DÜNYAYLA BAĞININ KESİLMESİDİR”

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin KKTC’yi dünyadan soyutlamaya yönelik girişimlerinin uzun süredir farklı alanlarda sürdüğünü ileri süren Akpınar, yükseköğretimden turizme, inşaattan emlağa, spordan kültür ve uluslararası ticarete kadar birçok alanda benzer sorunlarla karşılaşıldığını ifade etti.

Akpınar, özellikle KKTC üniversitelerinin uluslararası tanınırlığı, akademik iş birlikleri ve öğrenci hareketliliği konusunda siyasi girişimlerle karşılaşıldığını belirterek, Ürdün ve Fas gibi ülkelerde yaşanan gelişmeleri de örnek gösterdi.

Sorun EXIT değildir. Sorun yükseköğretim de değildir. Sorun KKTC’nin dünyayla bağının kesilmesine yönelik sistematik girişimlerdir” diyen Akpınar, devlet refleksinin sektöre göre değişmemesi gerektiğini vurguladı.

HÜKÜMET VE MUHALEFETE ORTAK HAREKET ÇAĞRISI

Akpınar; hükümet, muhalefet, Cumhuriyet Meclisi, Milli Eğitim Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, YÖDAK, üniversiteler, yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum örgütlerine seslenerek, KKTC’nin uluslararası hak ve çıkarları konusunda ortak hareket edilmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti ile daha güçlü ve kurumsal bir koordinasyon kurulması gerektiğini belirten Akpınar, KKTC’ye yönelik uluslararası girişimlerin takip edileceği ve bunlara siyasi, diplomatik, hukuki ve akademik karşılık verilebilecek kalıcı bir mekanizma oluşturulmasını önerdi.

“KKTC DİASPORASI KURUMSAL HALE GETİRİLMELİ”

Akpınar, uzun süredir gündemde tuttukları KKTC Diasporası projesinin de artık söylem olmaktan çıkarılarak kurumsal bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Kıbrıslı Türklerin yanı sıra mezunlar, akademisyenler, iş insanları, öğrenciler ve KKTC ile bağı bulunan kişilerin uluslararası bir iletişim ve dayanışma ağı altında bir araya getirilmesini öneren Akpınar, güçlü bir “sivil diplomasi ağı” oluşturulması çağrısında bulundu.

“OLAYLARA TEK TEK TEPKİ VERMEK YETERLİ DEĞİL”

KKTC’nin yalnızca gelişmeler yaşandıktan sonra tepki veren bir konumda olmaması gerektiğini belirten Akpınar, uluslararası gelişmeleri önceden takip eden bir modele ihtiyaç bulunduğunu savundu.

Bir üniversitenin karşılaştığı engelin yalnızca yükseköğretimin, bir sanat etkinliğinin engellenmesinin yalnızca belediyenin veya bir yatırımcının yaşadığı sorunun yalnızca ilgili sektörün meselesi olarak görülemeyeceğini ifade eden Akpınar, bunların tamamının KKTC’nin ortak meselesi olduğunu kaydetti.

Akpınar açıklamasını, “Canına dokunanın canının ağrıdığı, bütünün ise o acıya sessiz kaldığı bir ülke düşünülemez. Bunu hatırlatmaya ve KKTC’nin haklarını her uluslararası platformda savunmaya devam edeceğiz” ifadeleriyle tamamladı.